Amed'de 8 Mart mitingi: Barışın mimarı özgür olmalı
- 11:59 8 Mart 2026
- Güncel
AMED - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen mitingde konuşan kadınlar, “Barış ve özgürlüğün mümkün olabilmesi için herkesin özgür olması gerekir. Ve barışın mimarının özgür olması gerekir. Kürt Halk Önderi’ne, Başkan Apo’ya, yoldaş Apo’ya özgürlük talep ediyoruz” dedi.
Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla miting düzenledi. İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge DAKAP bileşenleri, TJA, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Belediye Eşbaşkanları, DEM milletvekilleri, Barış Anneleri, sivil toplum örgütleri, Demokratik Bölgeler Partisi ile DEM il ve ilçe örgütleriyle çok sayıda kadın ulusal kıyafetleriyle katıldı. Mitingin yapılacağı alana, “Ji Rojava heta Rojhilat kêziyê azadiyê tê honandın. Komünalist yoldaşlıkla özgür yaşama”, “Her komunek parastına jinê ye”, “Jineolojiyle bilinçlenecek komünle özgürleşeceğiz” ve “Dem dema jınê ye, dem dema azadiya rêberti ye” pankartları asıldı.
Miting başlamadan önce yaşamını yitirenler adına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Bu esnada, “Şehit namırın” sloganları atıldı.
‘Yeni bir süreç başladı’
Tertip komitesi adına konuşan DBP Amed İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut, “Amed’den İmralı’ya kadar sıcak selamlarımızı Kürt Halk Önderi’ne, selamlarımızı gönderiyoruz” dedi. 8 Mart’ın önemine değinen Ruçem Vefa Elyakut, “8 Mart biz Kürt kadınları için mücadele ve direniş anlamına geliyor. Şehit Sema Yüce, 8 Mart ve Newroz arası bedenini ateşe verdi. Rewşen, Ronahi, Zekiye, Sara ve Viyanlar sayesinde Newroz iradesine ulaştık. Hepsini saygı ve minnetle anıyoruz. Ortadoğu ve Kürdistan’da erkek egemen zihniyet, özgürleşen kadın üzerinde tahakküm kurmaya çalışıyor. Kürt halkını bitirmek istediler fakat Kürt kadınlarının iradesine karşı bu zihniyet geri adım atmak zorunda kaldı. Kürt kadınlarının örgüsü karşısında çeteler geriledi” sözlerine yer verdi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrısına değinen Ruçem Vefa Elyakut, “Yeni bir sürece girdik. Kalıcı bir barış ancak kadınların öncülüğüyle mümkün olur. Kadınlar olarak bu sürecin öncülüğünü yapacağız. Jin jiyan azadi” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
‘Zaman kadın zamanıdır’
Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da, Kürt kadınları dünyanın her yerinde kimlik ve varlıkları için mücadele verdiğini belirtti. Serra Bucak, “Sizler de o direnişi sürdürüyorsunuz. Bu direnişi selamlıyoruz. Bizler o direnişe güveniyoruz ki onurlu bir toplum ve barışı inşa edeceğiz. Kadınlar yeni bir yaşama doğru yürüyor. Bu yürüyüş dün Batman’da, bugün Amed’de, yarın da dünyanın ve yaşamın her alanında olacaktır. Bu da bizlere yol gösterecektir. Zaman kadın zamanıdır. Zaman barış zamanıdır. Bu süreci iyi anlayıp iyi desteklemeliyiz” şeklinde konuştu.
Tutsak kadınlardan mesaj
Ardından kadın tutsakların mitinge gönderdiği mesaj okundu. MED TUHAD-FED Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin tarafından okunan mesaj şu şekilde: “Bin yıllar önce yaşam tohumunu Mezopotamya topraklarına serpiştiren ana kadın aşkıyla yoğrulan özgürlük sevdamız ne sınırlar, ne duvarlar tanır. Biz içerde siz dışarda metaforunu yerle bir ettiğimiz bugün, aynı sözde, aynı duygu da, aynı zılgıtla siz değerli kadın yoldaşlarımızla buluşmanın heyecanı ve coşkusuyla hepinizi sevgi ve özlemle kucaklıyor, Kadınlar Gününüzü Kutluyoruz. 8 Mart; İnannalardan Mariamlara, Rosalardan Saralara, Semalardan Mahsalara, Asyalardan Mahabadlara süren kavgadır.
Selam olsun demokratik topluma yol açan Reber’e
Kastik katillerin gaspına, zulmüne, kırımına karşı, dünyanın renklerini kuşanan direnişçi devrimci kadınların isyanıdır. Bir evin köşesinde, bir sokağın ucunda, bir parkın içinde, bir ormanın kuytusunda, bir denizin kıyısında yüreğinden, beyninden vurulan pınarların, Ceylanların, İlaydaların, Gülistanların, Narinlerin, Rojinlerin, Aminelerin hesap soran dinmeyen öfkesidir. Evde, fabrikada, kırda, dağda, köyde, kentte; yaşamı, doğayı, emeği koruyan, kollayan işçi emekçi kadının sesidir. İşte meydanlar; toplumsallığımız, bağrımızda çarpan tarihsel mücadelemiz ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle büyüyor. Yitirdiğimiz yoldaşlarımızın, kız kardeşlerimizin düşlerini gerçekleştirmek üzere yürüyoruz. Rojava’dan Rojhilat’a, Başur’dan Bakur’a kadınlar Rönesansı’nın tarihini yazıyor. Selam olsun! Güncellenmiş ve başarmış Mem û Zin ve Dewreşe Ewde aşkıyla özgür kadınla demokratik topluma yol açan Reber’e bin selam olsun!”
8 Mart’ı savaşla karşılayan kadınlara selam gönderildi
Ardından konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, “Ölmek istemiyoruz, şiddete maruz kalmak istemiyoruz, tecavüzcülerimizle evlendirilmek istemiyoruz, çocuklarımız tecavüze uğramasın istiyoruz. Rojava’dan Avrupa’ya, Kürdistan’dan selam olsun diyoruz. Bugün sadece bir gün değil, direnişin adıdır. Zulme, zalime, köleliğe, emek sömürüsüne karşı hayır demenin, insanca yaşam talep etme günüdür. Bugün alanlarda olan milyonlarca kadın var. Alanlarda olmayan kadın yoldaşlarımız var; Ayşe Gökkan, Figen Yüksekdağ ve Leyla Güven şahsında zindanlarda olan kadın yoldaşlarımıza selamlarımızı yolluyoruz. Amed zindanında bulunan kadın yoldaşlarımıza zılgıt ve sevgilerimizi iletiyoruz. Bir sonraki 8 Mart’ı özgürlük meydanlarında birlikte kutlamak için çok çalışıyoruz. İnanıyoruz ki bir sonraki 8 Mart’ta birlikte olacağız. Ayrıca bu yıl 8 Mart’ı savaş ve bombalarla karşılayan var. İran, Başur, Lübnan, Filistin’de oradaki tüm kadın yoldaşlarımıza buradan diyoruz ki yalnız değilsiniz ve savaşa hayır ve barış hemen şimdi diyoruz, özgürlük talep ediyoruz. Biz biliyoruz ki savaş ölüm ve zulüm demektir. Aynı zamanda işkence, şiddet demek, yoksulluk, açlığa mahkum olmak demektir. Kürdistan’dan Ortadoğu ve dünyada savaşa hayır diyoruz. Tililerimizle bir ses verelim kadın yoldaşlarımıza” ifadelerini kullandı.
‘Kadın yoldaşlarında seni yalnız bırakmadı’
27 Şubat çağrısına değinen Sebahat Tuncel, “Yeni bir dönem başladı bir yıl önce. İmralı’dan Ortadoğu halklarına yeni bir müjde geldi. Kürt Halk Önderi, ‘Yeni yaşam mümkün. Sürecin öncü gücü kadınlardır’ dedi. Kadınları asla yalnız bırakmadım dedi. Bizler de Amed Meydanı’ndan diyoruz ki kadın yoldaşlarında seni asla yalnız bırakmadı ve bırakmayacak” sözlerini kullanan Sebahat Tuncel, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonrası başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret ederek, “Yeni bir dönem başladı bundan bir yıl önce. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan Ortadoğu halklarına yeni bir müjde geldi. Dedi ki, ‘Başka bir yaşam mümkün. Bu sürecin öncü gücü kadınlardır’ dedi. ‘Ben kadınları asla yalnız bırakmadım’ dedi. Şimdi biz de buradan diyoruz ki, kadın yoldaşların da seni asla yalnız bırakmadı, yalnız bırakmayacak” diye konuştu.
‘Başkan Apo’ya özgürlük talep ediyoruz’
Çağrı sonrası Kürt Özgürlük Hareketi, Kürt kadın hareketi ve siyasal hareketin attığı adımları hatırlatan Sebahat Tuncel, şöyle devam etti: “Ama henüz Meclis’ten atılan bir adım yok. Tek yaptıkları raporu hazırlamak. Derhal gerekli yasaları çıkarın, özgürlüğün, barışın yolunu açın. Tabii ki yasa çıkmasıyla özgürlük sağlanmıyor. Bu da bir mücadele, bunun için mücadele edeceğiz. Sayın Öcalan kadınlara yeni bir yaşam, özgür bir yaşam çağrısı yapıyor. Bunun demokratik siyasetle olabileceğini söylüyor. Demokratik siyasete hazır mısınız? Özgürlüğümüzü örmeye hazır mısınız? Direnişi, mücadeleyi yükseltmeye var mısınız? Bunun için özgürlük, barış gerekiyor. Barış ve özgürlüğün mümkün olabilmesi için herkesin özgür olması gerekir. Ve barışın mimarının özgür olması gerekir. Kürt Halk Önderi’ne, Başkan Apo’ya, yoldaş Apo’ya özgürlük talep ediyoruz. Bir kez daha İmralı’ya zılgıtlarımızla sevgi ve sevgilerimizi iletelim.”
Kadınlar da alkış ve zılgıtlarıyla konuşmaya karşılık verdi.
‘Güçlü bir mirasa sahibiz’
Son olarak konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, katledilen kadınlara dikkat çekti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, devletin kadınları korumadığını belirterek ocak ayında 20 kadının katledildiğini söyledi. Çiğdem Kılıçgün ayrıca Halep’te işkence ile katledilen ve yüksekten atılan savaşçı Deniz Çiya’yı hatırlatarak, “Şu an üçüncü dünya savaşı yaşanıyor. Özgürlüğü tanıyan kadınlar bu savaş karşısında saçlarını ördü. Sadece Rojva’da değil, dünyanın her yerinde kadınlar bu savaşa karşı saçlarını ördü. Bununla birlikte Rojava’da devrim örüldü. Şu an bu mücadele Rojhılat Kürdistanı’nda yürütülüyor. Rojhılat’a baktığımızda Jîna Emînî, Şirîn Elemhûlî ve jin jiyan azadî’yi hatırlıyoruz. Jin jiyan azadî artık dünyanın her tarafından yankılanıyor. Karanlığa karşı kadınların özgürlüğünün haykırışı oldu. Ne mutlu bize ki Zarifelerden Saralara, Beritanlardan Deniz Çiyalara çok güçlü bir mirasa sahibiz. Bu mirasla özgürlüğü sağlıyoruz. Hepimizin Kadınlar Günü kutlu olsun” dedi.
Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajının Türkçesini TJA aktivisti Gülbahar Aksoy, Kürtçesini ise Ayşegül Ayaz okudu.
Mesajın ardından miting, müzik ve çekilen halaylarla devam ediyor.









