Gözaltına alınan öğrenciler için açıklama

  • 11:59 28 Nisan 2026
  • Güncel
İZMİR – 16 üniversite öğrencisinin gözaltına alınmasına karşı yapılan açıklamada, “Güvencesizliğe, sömürüye ve karanlığa karşı sözümüzü, örgütlülüğümüzü ve dayanışmamızı kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz” denildi.  
 
Üniversiteli öğrenciler, 7 ay önce Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ülkücü bir grubun stant açmasına izin vermeyen öğrencilerden 16’sının, dün sabah saatlerinde bu gerekçeyle gözaltına alınmasına dair basın açıklaması gerçekleştirdi. Bayraklı Adliyesi önünde gerçekleştirilen açıklamada, “Kimseyi geride bırakmak yok”, “Üniversiteye özgürlük memlekete özgürlük” yazılı dövizler taşınırken sık sık “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganları atıldı. Öte yandan gözaltında olan öğrencilerin, savcılık ifadesi için bekledikleri belirtildi.
 
‘Hedef alınan gençliğin ta kendisindir’
 
Açıklamada, ev baskınlarıyla öğrencilere yönelik yapılan operasyonların tesadüf olmadığı ifade edilerek, bu durumun bilinçli bir sindirme ve gözdağı politikası olduğu belirtildi. Açıklamada, “Hedef alınan yalnızca birkaç öğrenci değil; sorgulayan, itiraz eden, eşit ve özgür bir gelecek isteyen gençliğin ta kendisidir. Arkadaşlarımız, kampüslerde örgütlenen faşist çetelere karşı durdukları, üniversiteleri karanlığa teslim etmedikleri, düşüncelerini örgütlü bir şekilde ifade ettikleri ve geleceklerine sahip çıktıkları için hedef alınmaktadır. Bu saldırı, yalnızca üniversitelerde değil, ülkenin dört bir yanında yükselen itirazı ve örgütlü gençlik mücadelesini bastırmaya yöneliktir. Daha geçtiğimiz günlerde Ege Üniversitesi’nde öğrencilere palalı saldırı düzenleyen çeteler serbestken, Hacettepe Üniversitesi’nde benzer saldırıları gerçekleştirenler ellerini kollarını sallayarak dolaşırken; haklarını savunan, sözünü söyleyen öğrencilerin sabah baskınlarıyla gözaltına alınması bu düzenin kimin yanında durduğunu açıkça göstermektedir” denildi.
 
‘Üniversiteler, iktidarın arka bahçesi değil!’
 
Üniversitelerin iktidarın arka bahçesi olmadığının dile getirildiği açıklamada, “Üniversiteler; bilimin, sanatın, özgürlüğün ve gençliğin sözünü söylediği alanlardır. Ancak bugün üniversitelerde yaşananlar, ülkenin genel tablosundan bağımsız değildir. Bilimsel ve özgür eğitimin tasfiye edildiği, gençliğin geleceksizliğe mahkûm edildiği, barınma ve yaşam hakkının gasp edildiği bu düzende; ses çıkaran herkes hedef haline getirilmektedir. Gençlik ya susmaya, ya itaat etmeye ya da bu düzenin dayattığı yoksulluğa razı olmaya zorlanmaktadır. İşte bu nedenle bu gözaltılar bir ‘güvenlik’ meselesi değil, açık bir siyasal saldırıdır. 1 Mayıs yaklaşırken gençliğin sesini kısmaya çalışanlara açıkça sesleniyoruz: Baskılarınız bizi sindiremez; bizler dayatılan çaresizliği ve geleceksizliği kabul etmiyoruz. Güvencesizliğe, sömürüye ve karanlığa karşı sözümüzü, örgütlülüğümüzü ve dayanışmamızı kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz” diye kaydedildi. 
 
‘Direncimizi büyütmeye devam edeceğiz’
 
Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: “Arkadaşlarımız yalnız değildir. Bizler bu düzenin dayattığı karanlığa boyun eğmeyenleriz. Bizler kampüslerde büyüyen mücadelenin bir parçasıyız. Bugün arkadaşlarımızı alanlar, karşılarında yalnızca birkaç öğrenciyi değil; büyüyen bir gençlik mücadelesini bulacaktır. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz! Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır! Gözaltına alınan arkadaşlarımız için, emeğimiz için, geleceğimiz için, özgür ve eşit bir yaşam için meydanlarda, kampüslerde mücadeleyi büyüteceğiz. Onlar baskıyı, korkuyu ve faşizmi büyütmeye çalışsın; bizler örgütlü mücadelemizi, dayanışmamızı ve direncimizi büyütmeye devam edeceğiz.”
 
Açıklama, sloganlarla sona erdi.