Cemile Duman: Demokratikleşme yerelden başlamalı

  • 09:02 14 Temmuz 2026
  • Güncel
Büşra Turan
 
AGIRÎ – Yerel yönetimlerde toplumsal dönüşümün kadın öncülüğünde ve halkın katılımıyla mümkün olacağını belirten Yerel Yönetimler Kurulu Üyesi Cemile Duman, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın vurguladığı katılımcı demokrasi perspektifiyle yerel yönetim modelini hayata geçireceklerini söyledi.
 
Yerel yönetimlerde yetkinin merkezden yerele devredilmesini, halkın karar alma süreçlerine doğrudan katılımını ve yerel meclislerin güçlendirilmesini esas alan demokratik yerel yönetim modeli, Türkiye'de yeniden tartışılıyor. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın uygulanmasının demokratikleşme açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği bu model, kayyım uygulamalarına karşı halk iradesinin esas alınmasını, eşbaşkanlık sisteminin yasal güvenceye kavuşturulmasını ve belediyelerin yeniden halkın öz yönetim merkezleri olarak yapılandırılmasını öngörüyor. Model, kadınların tarihsel kurucu rolünü esas alan komünleşme anlayışını da yerel yönetimlerin temel unsurlarından biri olarak ele alıyor.
 
Yerel Yönetimler Kurulu Üyesi Cemile Duman, demokratik yerel yönetim modeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Toplumun kök hücresi kadındır’
 
Toplumsal dönüşümün kadın öncülüğünde ve halkın katılımıyla mümkün olacağını söyleyen Cemile Duman, geçtiğimiz haftalarda Amed’de düzenlenen Yerel Yönetimler Konferansı’nı hatırlattı. Cemile Duman, “Konferansın şiarı, ‘Kadın iradesiyle komünleşiyor, yerel yönetimlerle demokratik özgür alanları örüyoruz’ oldu. Bu şiar, mevcut toplumsal sorunlara çözüm üretme ve nasıl bir yol ve yöntem izleyeceğimizi belirleme açısından önemliydi. Aynı zamanda halkla birlikte bu şiarın ne anlama geldiğini, toplumun tüm kesimlerinin kendi duygu ve düşünce dünyasında bunu nasıl değerlendirdiğini sorgulayan bir yaklaşımı ifade ediyor. Çünkü toplumun kök hücresi kadındır. Bu nedenle süreci kadın iradesiyle başlattık. Kadın, tarihsel yaşamın kurucu öznesidir. İlk klanı oluşturan, ona biçim kazandıran ve toplumsallığı yaratan kadındır. Ancak tarihsel süreçte aynı kadın köleleştirilen ve sömürülen kesim hâline getirildi. Biz de kadını kendi tarihsel, düşünsel, maddi ve manevi değerleriyle yeniden buluşturarak toplumun edilgen konumdan çıkıp özne hâline gelmesini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
 
‘Değişim dönüşüm yerelle başlamalı’
 
Cemile Duman, kadınların demokratik ve özgürlükçü toplumun inşasında belirleyici bir rol üstlendiğini ifade ederek, “Bu anlamda verili kadın kimliğinin ötesinde, iradeleşmiş kadının katılımıyla komünal, demokratik ve özgürlükçü bir toplum inşa edilebilir. Kadınlar bu inşanın temel gücü ve asli öznesidir. Değişim ve dönüşüm dediğimiz süreç ise en somut karşılığını yerel yaşamda, sahada bulur. Yerelin iradesi bu açıdan büyük önem taşır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan da buna değinmişti. Bu anlayışla yerel yönetimler ve belediyeler bir yeryüzü hareketidir. Çünkü değişim ve dönüşüm yerelde başlar. Yerel Yönetimler Konferansı'nda da Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın Türkiye'de acilen uygulanması gerektiği vurgulandı. Halkın iradesinin kayyım uygulamalarıyla gasp edildiğini düşünüyoruz. Eğer demokratikleşme adına bir adım atılacaksa bunun yerelden başlaması, seçilmiş belediye yönetimlerinin görevlerine iade edilmesi ve eşbaşkanlık sisteminin yeniden hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
 
‘Kadın kırımı yaşanmaktadır’
 
Cemile Duman, Kürdistan’da ve Türkiye’de yaşanan toplumsal sorunların çözümünde kadınların, gençlerin ve halkın öncü rol üstlenmesi gerektiğini söyleyerek, “Bir yandan Kürt sorununun acil şekilde çözülmesi gerekirken, diğer yandan yaşanan toplumsal çürümenin önüne geçilmesi için gençlerin, kadınların ve halkın öncü rol üstlenmesi gerekiyor. Kadınların en büyük sorunlarından biri eve kapatılmaları, siyasal alanda geri bırakılmaları ve kamusal yaşamın dışında tutulmalarıdır. Bu nedenle daha fazla iradeleşmiş kadın kimliğinin ortaya çıkması gerekiyor. Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri Kürt sorunudur. Ancak bu yalnızca bir kimlik sorunu değil; aynı zamanda bir hukuk, demokrasi ve özgür, eşit yurttaşlık sorunudur. Bunun yanında kadın kırımı ve hukuk kırımı da yaşanmaktadır. Tüm bu sorunlara çözüm üretebilmek için yerelde güçlü bir ekonomi oluşturulması gerekiyor. Gençleri ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bu sürecin öncüsü ise kadınlar olacaktır” sözlerine yer verdi.
 
‘Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşması şart’
 
Ortadoğu’da ve Türkiye’de yaşanan temel sorunlardan birinin Kürt meselesi olduğunu söyleyen Cemile Duman, demokratik çözüm ve barış sürecinin kalıcı hâle gelebilmesi için gerekli hukuki ve siyasi adımların atılması gerektiğini belirtti. Cemile Duman, “Kürt sorunu, kişisel, toplumsal ve ekonomik anlamda çok ciddi sorunları içinde barındırmaktadır. Yaklaşık 200 yıllık inkâr ve imha politikalarının ardından Türkiye'nin kendisini yeniden inşa edebilmesi için demokratik bir cumhuriyete ihtiyacı vardır. Bunun da tüm halklarla birlikte inşa edilmesi gerekiyor. Bu noktada en önemli adımlardan birini Kürt siyasi hareketi attı. 27 Şubat'ta Sayın Abdullah Öcalan'ın öncülüğünde Barış ve Demokratik Toplum Süreci başlatıldı. Bunun önemli bir fırsat olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü Türkiye'de yaşayan birçok halk kendi kimliğiyle kendini ifade edemiyor, varlığı yok sayılıyor. Bu durum hem uluslararası alanda hem de Türkiye'nin mevcut siyasal yapısında ciddi sorunlara ve kaosa yol açıyor. 
 
Sürecin ilerleyebilmesi için Sayın Abdullah Öcalan'ın çalışma ve iletişim koşullarına ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve fiziki özgürlüğüne kavuşarak halkıyla ve toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelebilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu durum, müzakere sürecinin başarılı olması açısından önemlidir” diye konuştu.