Rojin Kabaiş dosyasında yeni gelişme
- 09:06 13 Haziran 2026
- Hukuk
Öznur Değer
WAN - Rojin Kabaiş’in dosya avukatı Medine Turantaylak, yaklaşık 410 DNA örneğinin incelendiğini, baz daraltma çalışması amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından kurulan teknik ekibin Wan’a gelerek savcılıkla görüştüğünü ve ekibin raporunun beklendiğini söyledi. Medine Turantaylak, ayrıca kamera kayıtlarının iyileştirilerek dosyaya sunulduğunu belirtti.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in, 27 Eylül 2024 tarihinde kampüste kaybolmasının ardından 15 Ekim 2024’te cenazesine ulaşılmasıyla şüpheli ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Yaklaşık iki yılı bulan soruşturma dosyasında gelinen son aşamayı dosya avukatlarından Medine Turantaylak değerlendirdi.
12 Haziran’da dosya savcısı ile görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Medine Turantaylak, gelinen aşamada yaklaşık 410 kişinin DNA’sının alındığını belirtti. Alınan DNA’lar arasında henüz eşleşen bir DNA’ya rastlanmadığını kaydeden Medine Turantaylak, “Rojin’in telefonu daha önce İspanya’ya gönderilmişti ancak telefon orada kısmi bir şekilde açılmıştı ve istediğimiz verilere erişememiştik. Telefonun Çin’e gönderilmesini talep etmiştik, savcılık Çin ile yazışmalarını sürdürmekte. Buna dair henüz olumlu veya olumsuz bir dönüş yapılmış değil. Rojin’in son görüldüğü yere ait kamera kayıtlarına dair bir iyileştirme talebimiz vardı. İyileştirme yapılarak yeniden bir rapor hazırlanmasını talep etmiştik. Savcılık, üç kurumdan bu hususu istedi. TÜBİTAK, teknik donanımı olmaması nedeniyle herhangi bir iyileştirme yapamayacağını bildirdi. TRT, bir iyileştirme yaparak görüntüleri savcılığa ilettiğini söyledi. Şimdi ise TRT’nin yaptığı iyileştirme üzerine, daha önce fark edilmeyen farklı bir detay var mı diye yeni bir rapor alınacak. Kameraların iyileştirilmesi için Ulusal Kriminal’e yazı yazılmıştı ancak onlardan henüz gelen bir yanıt yok” dedi.
Baz daraltma ekibi Wan’a geldi, raporu bekleniyor
Baz istasyonu için daha önce aile ve avukatlar tarafından Adalet Bakanlığı ile bir görüşme yapıldığını hatırlatan Medine Turantaylak, “Adalet Bakanlığı da yaptığı açıklamada baz daraltma çalışması yapılacağını söyledi. Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan faili meçhul suçlar bürosu tarafından söz konusu ekip Wan’a gelerek savcılıkla görüşme gerçekleştirmiş. Bu ekipte bulunanlar, Narin Güran ve Gülistan Doku dosyalarında çalışma yapmış kişilerden oluşuyor. Şu an raporlarını sunmak için yazışmaların ve gerekli cevap yazılarının gelmesini bekliyorlar. Bu aşamada, Adalet Bakanlığı tarafından oluşturulan ve baz daraltma çalışmaları yapacak ekibin raporunu önemsiyoruz. Bugüne kadar herhangi bir şüpheli tespiti yok ama bu baz istasyonunun daraltılması bize başka veriler de sunabilir. O yüzden bunu çok önemli buluyoruz. Öte taraftan kamera iyileştirilmesi sonucunda yeni bir veri gelecek mi, onu bekliyoruz. Savcılık, DNA ile ilgili çalışmalarını yürüttüğünü iletti. İlerleyen süreçte bu sayı artabilir. Hâlâ tespitler yapılıyor. Rojin ile teması olan kişilerin DNA’sı incelenmeye devam ediliyor. Yeni taleplerimiz de gelecek raporlar üzerine şekillenecek” şeklinde konuştu.
‘Dosya bizden aylarca gizli tutuldu’
Rojin Kabaiş’in kaybolduğu ilk günden itibaren Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak dosya ile ilgilendiklerini aktaran Medine Turantaylak, “Bu dosya bizden aylarca gizli tutuldu. Dosyada hangi delillerin toplandığını bilemedik ve kısmi erişim, dosyadaki bütün taleplerimizi etkiledi. İlk etapta dosyaya hiç erişemedik, daha sonra ikinci bir savcının atanmasıyla birlikte kısmi bir erişim sağladık. Bazı şeyler soruşturmada toplanmadığında, kovuşturmada bunun toplanması veya o delile ulaşılması mümkün olmuyor. Bir dosyada bir delilin kamera görüntüsü olduğundan bahsediyorsak, bu kamera görüntüleri belli bir süre saklandığı için vaktinde müdahale edilmediğinde daha sonra edilen müdahalenin bir anlamı kalmıyor” dedi.
‘Wan’da bir hafta içinde 5 kadın hayatını kaybetti’
Ülkedeki cezasızlık politikalarına değinen Medine Turantaylak, cezasızlığın nedenlerinden birinin infaz kanunu olduğunu kaydetti. İnfaz indirimlerinin cezasızlığı derinleştirdiğini dile getiren Medine Turantaylak, “Fail, ‘Ben bir kadını öldürürüm ve günün sonunda kısa bir süre cezaevinde kalır çıkarım, bana bir şey olmaz’ diyor. Dolayısıyla işlenen suç ve ceza dengesi birbirini korumadığında failler çok rahat suç işliyor. Haksız tahrik indirimlerinin uygulanması cezasızlığı ve suçu artırıyor. Bu cezasızlık politikası bize şunu söyletiyor: Bu ülkede kadın öldürmek çok kolay. Bu artık bir kadın kırımıdır. Wan’da bir hafta içinde 5 kadın hayatını kaybetti. Bunlardan bir kısmı şüpheli ölümdür. Faillerin cezalandırılmaması demek, daha çok suç işlenmesi demek. Gülistan Doku dosyasında bir yol kat edildiğini gördük ama sistematik bir şekilde kadın kazanımlarına yönelik bir saldırı var. AYM tarafından alınan nafaka kararında ‘süresiz’ ibaresi kaldırıldı. Buna itiraz ediyoruz. 2012’de AYM bunun hukuka aykırı olmadığını söylemişti. Aradan geçen 14 yılda kadınlar için değişen bir durum yok, daha iyileştirilmiş bir durum da yok. Ve ne yazık ki kadın kazanımlarına her geçen gün bir saldırı var. Bu saldırılar da cezasızlık politikalarından bağımsız değil. Devlet bunun bir kadın kırımı olduğunu kabul ederek buna göre bir politika belirlemeli” sözlerini kullandı.







