‘Özgürlüğümüz Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne bağlı’
- 09:03 31 Mart 2026
- Güncel
Neslihan Kardaş
ŞIRNEX - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşullarına sahip olmasının kadın özgürlük mücadelesi açısından belirleyici olduğunu söyleyen kadınlar, hem kadınların hem de toplumun özgürlüğünün Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne bağlı olduğunu vurguladı.
Bir yılı aşkın süredir devam eden “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”, Ortadoğu’dan dünyaya uzanan önemli gelişmelerle gündemdeki yerini koruyor. Sürecin baş müzakerecisi olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan bu dönemde Kürt özgürlük hareketi bir dizi adım atarken, devlet ve iktidar cephesinden halen somut bir adım gelmedi. Sürecin başladığı günden bu yana başta kadınlar olmak üzere halkların atılmasını istediği adımların başında Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü geliyor.
Kadınlar, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü her alanda ve her koşulda güçlü biçimde dile getirirken, onun özgür çalışma ve iletişim koşullarına sahip olmasının kadın özgürlük mücadelesi açısından taşıdığı yaşamsal öneme işaret ediyor.
Kadınlara, Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının kendileri açısından ne ifade ettiğini sorduk.
Mikrofonumuza ilk olarak konuşan Medeniyetler Beşiğinde Yaşamını Yitiren Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) yöneticisi Kumri Babat konuştu. Kürt özgürlük mücadelesinde bir kızını yitiren Kumri Babat’ın bir çocuğu da, bölgede ilan edilen sokağa çıkma yasaklarından bu yana cezaevinde tutuluyor. Bir yılı aşkın süredir devam eden sürece işaret eden Kumri Babat, Abdullah Öcalan’dan gelen mesajların birçok il, ilçe, mahalle ve köyde halkla birlikte okunduğunu anlattı. Hezex’te süreç kapsamında 300 halk toplantısı yapıldığını söyleyen Kumri Babat, şöyle konuştu: “Sürece rağmen devletin hala attığı bir adım yok. Artık adımlar atılsın. Bu süreç içerisinde PKK birçok adım attı. Artık kan dökülmesin ve katliamlar yaşanmasın istiyoruz. Bu yüzden de devletin de artık bir adım atması gerekiyor. Biz kendi dilimizle, kendi kimliğimizle yaşamak istiyoruz. Kimseden başka bir talebimiz yok.”
‘Abdullah Öcalan özgür olmadan kadın da toplum da özgür olamaz’
Başta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olmak üzere tüm tutsakların serbest bırakılması gerektiğini vurgulayan Kumri Babat, şunları söyledi: “Önderimiz özgür olmadıktan sonra, kimliğimiz tanınmadıktan sonra sürecin bir manası yok. Bizler önderimizin serbest bırakılmasını istiyoruz. Önderimiz özgür olmadan biz özgür olamayız. Bizim özgürlüğümüz de onun özgürlüğüne bağlı. Önderimiz, bizim kimliğimizi bize tanıttı. Varlığımızı o gösterdi. Kadınların mücadelesine de o öncülük etti. Bu yüzden Abdullah Öcalan özgür olmadan kadın da toplum da özgür olamaz. Kadının da toplumun da özgürlüğü Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne bağlı. Özgürlüğün anahtarı İmralı’da.”
MEBYA-DER yöneticisi Ayşe Hezer ise Kürt özgürlük mücadelesinde iki çocuğunu ve iki kardeşini yitirdi. Ayşe Hezer, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün anneler açısından çok önemli olduğunu belirtti. Abdullah Öcalan’ın yaşamın kadınla inşa edildiğini vurguladığını ve her zaman kadın mücadelesine öncülük ettiğini söyleyen Ayşe Hezer, şöyle konuştu: “Bizler onun bize verdiği haklardan dolayı onun özgürlüğünü istiyoruz. Türkiye hala adımlar atmıyor. Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesajları dikkate almalılar. Bizler kendi topraklarımızda özgür bir şekilde yaşamak istiyoruz. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Ne kadar savaşlar yaşansa her savaşın sonunda barış olmak zorunda. Bu yüzden artık kimse bu savaşta yaşamını yitirmesin. Barış istiyoruz.”







