Havin Aşkan’ın ailesi: Adalet istiyoruz

  • 09:04 31 Mart 2026
  • Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
 
İZMİR - Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Havin Aşkan’ın abisi Bedirhan Aşkan, “Kardeşimin ölümü neden en başında şüpheli ölüm olarak görülmedi ve gereken incelemeler anında yapılmadı? Bir kamu görevlisi olması ona bu ayrıcalığı mı sağlıyor?” diye sorarak, İbrahim Tektaş’ın neden tutuklanmadığını sordu.
 
İzmir’in Bornova ilçesinde 24 Aralık 2024’te Havin Aşkan, evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Havin Aşkan’ın evli olduğu uzman çavuş İbrahim Tektaş, olayın yaşandığı tarihte aileyi arayarak Havin Aşkan’ın intihar ettiğini öne sürdü. Havin Aşkan’ın şüpheli ölümüne dair ailesi ve avukatları, İbrahim Tektaş hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu. Uzun süredir herhangi bir gelişmenin yaşanmadığı dosyada geçtiğimiz günlerde yeni bir gelişme yaşandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, İbrahim Tektaş hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan iddianame hazırladı. İddianame, İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. İddianamede aile avukatlarının İbrahim Tektaş hakkındaki tutuklama talebi reddedilirken, İbrahim Tektaş hakkında haftada bir karakolda imza atma ve yurt dışına çıkamama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
 
Konuya dair konuşan Havin Aşkan’ın abisi Bedirhan Aşkan, İbrahim Tektaş hakkında yapılan işlemlerin zamanında yapılmadığını ve bu gecikmenin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyen bir ihmal olduğunu söyledi.
 
‘Kamu görevlisi olması ona bu ayrıcalığı mı sağlıyor?’
 
Havin Aşkan için adalet istediğini ifade eden Bedirhan Aşkan, bu ölümün bir katliam olduğunu belirterek, 24 Aralık 2024 tarihinden beri dosyayı aydınlatmaya çalıştıklarını ve bu nedenle çok üzgün olduklarını söyledi. Acılarının yanında büyük bir öfke de duyduklarını kaydeden Bedirhan Aşkan, “Kardeşimi bizden alanlar, bir de üstüne ‘intihar etti’ yalanını uydurup bu işten sıyrılmaya çalışıyorlar. Kardeşim hayat doluydu, asla canına kıymazdı; biz en başından beri bunun bir cinayet olduğunu biliyorduk ve toplanan deliller de artık bizi doğruluyor. Soruyorum; kardeşimin hem tırnak aralarında hem de eşarbında katil zanlısı İbrahim Tektaş’ın DNA’sı varken bu nasıl hâlâ yetersiz delil sayılıyor? Bir boğuşma olduğu, kardeşimin son nefesine kadar direndiği bilimsel bir gerçek olarak ortadayken, bu şahıs nasıl tutuklanmaz? Olay günü ne bir olay yeri inceleme ekibi geldi ne bir keşif yapıldı ne de doğru dürüst bir fotoğraf çekildi. En küçük bir gözaltı işlemi bile yapılmadan bu şahıs, elini kolunu sallayarak cenazeyle birlikte Van’a gitti. Kardeşimin ölümü neden en başında şüpheli ölüm olarak görülmedi ve gereken incelemeler anında yapılmadı? Bir kamu görevlisi olması ona bu ayrıcalığı mı sağlıyor?” diye sordu.
 
Olay yerine savcıdan önce meslektaşları çağırıldı
 
Dosyaya gizlilik kararının neden getirildiğini soran Bedirhan Aşkan, “Bizden neyi sakladınız? Şimdi gizlilik kararı kalktı ama bakıyoruz ki dosyada hiçbir şey yok, bomboş. Olay yerinde savcıdan önce kendi meslektaşlarını çağıran birinden bahsediyoruz. Bu, delilleri karartmak, olayın üstünü meslek dayanışmasıyla örtmek değil de nedir? Kardeşimin öldüğü gün orada yapılması gereken adli muayeneler ve incelemeler neden zamanında yapılmadı? Kardeşim Havin’in acısı hâlâ yüreğimizde tazeyken, adaletin bu kadar yavaş ve ihmalkâr işlemesi canımızı daha da yakıyor. Olay günü İzmir’de, kardeşimin cansız bedeninin yanında olan bu şahıs, o an yapılması gereken hiçbir işleme tabi tutulmadı. Aksine hiçbir kısıtlama olmaksızın, elini kolunu sallayarak cenazeyle birlikte Van’a gitti. Ne ifadesi alındı ne telefonuna bakıldı ne de bir tutuklama yapıldı. Biz cenazeden sonra şikâyetçi olduk ancak sistemin harekete geçmesi aylar sürdü. Olayın üzerinden tam iki ay geçtikten sonra bu şahıs, Van’da şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı. O gün telefonuna el konuldu, vücut taraması yapıldı; ancak bir iz olsa bile biyolojik bulguların doğası gereği iki ay içinde yok olacağını hepimiz biliyoruz. Bu gecikme, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyen ve telafisi mümkün olmayan büyük bir ihmaldir” şeklinde konuştu.
 
‘Adalet yerini bulana kadar susmayacağız’
 
Havin Aşkan’ın tırnak aralarında İbrahim Tektaş’a ait DNA bulgularının çıktığını hatırlatan Bedirhan Aşkan, “Bir boğuşma ihtimali bu kadar güçlüyken, şüpheli üzerindeki adli muayenenin zamanında yapılmaması, darp ve cebir izlerinin doğal süreçte kaybolmasına neden olmuştur. Kardeşimin intihar ettiğini iddia eden bu şahsa bir sorum daha var: Eğer suçsuzsan neden cenazesine bile gelmedin? Biz orada kardeşimin üzerine toprak atarken, içimiz kan ağlarken sen neredeydin? Bir insan, eşinin cenazesine neden gelmez? Bu bile tek başına bir suçluluk göstergesi değil midir? Kardeşim Havin, bu çelişkilerin ve ihmallerin içinde kaybolup gitmeyecek. Kapı kolunda hiçbir iz, hiçbir çökme yokken ‘kendini astı’ yalanına kimseyi inandıramayacaksınız. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. O katil zanlısı hak ettiği cezayı alana, adalet yerini bulana kadar susmayacağız” diye belirtti.