'Kök yasa'da adalet gözetilmeli'

  • 09:02 8 Temmuz 2026
  • Güncel
Beritan Tunç
 
İZMİR - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı sürecin halklar için umut olduğunu söyleyen kadınlar, “Hasta tutsakların özgürlüğünü, anadil hakkını ve sürece katılanların güvenliğini esas almayan bir düzenleme, topluma güven vermez” diyerek, "Kök yasa"da adaletin gözetilmesi istendi. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde iktidarın somut adım atmaması, yasal düzenlemelere dair meclis zemininde "Kök yasa" hakkındaki tartışmalar, sürecin geleceğine ilişkin soru işaretlerini derinleştiriyor. 
 
Hasta tutsaklardan anadil hakkına, demokratik ve hukuki düzenlemelerden toplumsal barışın inşasına kadar beklentilerin karşılıksız bırakıldığına dikkat çeken kadınlar, kalıcı barışın ancak güven verici adımlar ve demokratik çözüm iradesiyle mümkün olacağını söyledi.
 
‘Önderlik aydınlık bir gelecek sunuyor’
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tüm halklar için umut olduğunu söyleyen Rahime Turan, sürecin değerinin bilinmesi gerektiğini ifade ederek, somut adım atılmadığı sürece halkların barışa olan inancının sarsılacağını dile getirdi. Rahime Turan, “Adım atmazlarsa biz de barış isteklerinin olmadığını düşünürüz. Tüm acılarımıza, çektiğimiz zulümlere rağmen hala barışta ısrarcıyız. Önderliğimiz bu süreç ile birlikte aydınlık bir gelecek sunuyor. O aydınlığı takip etmemiz gerekiyor. Kürt halkının birlik olması gerekiyor. Hasta tutsakların serbest bırakılması gerekiyor. Madem ki barış istiyorlar, madem ki süreç başlamış, zindandaki tutsakların özgür olması gerekiyor. En başta silah bırakan gerillaların aktif olarak siyasete dahil edilmeleri gerekiyor. Çıkaracakları yasalarda onlara göre Kürt halkının tamamı suçlu. Çıkarılacak yasanın onlara göre değil, adaleti gözeterek çıkarılması gerekiyor. Bu süreçte adalet var diyemeyiz. Anadilimize yönelik duyarlı olmaları gerekiyor. Bir halk nasıl olur da kendi dilini özgürce konuşamaz? Eğer güvence verilmezse kimsenin sürece olan inancı kalmaz. Çünkü barış süreçleri çok kez denendi ve tecrübe edildi. Bu süreç olursa herkes açısından iyi olur” dedi.
 
‘Barış istiyoruz'
 
İkram Demir de savaşın son bulmasını isteyerek, “Artık yeter diyoruz. Ne asker ne polis ne bizden birileri kaybedilsin. Savaş elli yıldır devam ediyor. Bu herkes için zor. Milletvekillerimizi, avukatlarımızı, öğretmenlerimizi tutukladılar. Hiç kimseyi bırakmadılar. Kürt halkına yönelik devam eden zulmün son bulmasını istiyoruz. Zindanlar insanlarla doldu taşıyor. Tutsak milletvekilleri ne yaptılar da içerideler? Hasta tutsakları bırakmıyorlar. Bu kabul edilemez. Kürtler eskisi gibi değil. Süreç için de artık bir adım atılması gerekiyor. İnsanlar yan yana gelip barışı konuşması lazım. Abdullah Öcalan senelerdir barış için uğraşıyor, büyük emek verdi. Artık sürecin tamamlanması gerekiyor” diye belirtti. 
 
Haklar için anayasal statü 
 
Barışı görmek istediklerini söyleyen İkram Demir, “Hala onların gözünde terörist olarak görülüyoruz. Anadilimizi konuşmak istiyoruz. Silahlarınızı bırakın dediniz, bıraktık. Ne isterlerse yapıldı. Daha ne istiyorlar? Çıkarılacak yasada anadil hakkımız için statü olmalı. Dilimizi konuşmak en doğal hakkımız. Hakkımızı istiyoruz sadece. Haklarımız varsa biz de varız, yok sayılmamalıyız. Çocuklarımızın da anadilimizle büyümelerini istiyoruz. Yasalar bunları gözetmeli. Hasta tutsaklar için düzenleme olmalı. Tüm bunlara rağmen kardeşliği, kardeşçe yaşamayı istiyoruz. Hepimiz biriz”  ifadelerini kullandı.
 
'Abdullah Öcalan'ın özgür olmasını istiyoruz'
 
Hiçbir annenin ağlamasını istemediğini ifade eden Zeynep Duman, evlat acısını hiçbir annenin hak etmediğini söyledi. Zeynep Duman, “Bu savaş senelerdir sürüyor, artık sona ermeli ve barışa kavuşmalıyız. Kim kürdüm diyorsa cezaevine giriyor. Böyle süreç olmaz. Kürt olduğumuz için terörist damgası yiyoruz hala. Bunu kabul etmiyoruz. Biz yalnızca barış istedik. Kanun çıkarmayı düşünüyorlar fakat hala dillerinde terör kelimesi var. Böyle bir kanunu kabul etmiyoruz. Zindandaki tutsaklar çıkmalı ve ailelerine kavuşmalıdır. Abdullah Öcalan’ın fiziki koşullarının iyileştirilmesi yönünde Devlet Bahçeli’nin söylemleri vardı. Bunlar nerede? Bu sözler boşuna mı verildi? Abdullah Öcalan’ın özgür olmasıyla ilgili konuşunca biz çok umutlandık ve çok sevindik. Anadilimizi özgürce konuşmak istiyoruz. Düşman olmak istemiyoruz. Çıkarılacak yasada, silah yakma törenlerinde silahlarını yakan gerillaların ailelerine güvenli şekilde kavuşmasını sağlanması gerekiyor. Aileleriyle senelerdir görüşmemişler, anneleri yıllarca evlatlarının hasretiyle barışın gelmesini istiyor. Abdullah Öcalan’ın özgür olmasını istiyoruz. Kürt halkının haklarını savunuyor diye senelerdir hapis yatıyor. Artık yeter” diye konuştu.