Pirsûs Katliamı'nın 11'inci yılında adalet talebi yükseldi
- 19:43 20 Temmuz 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Pirsûs Katliamı'nın 11'inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anmalarda, katliamın tüm sorumlularının yargılanması, cezasızlık politikalarına son verilmesi ve adaletin sağlanması çağrısı yapıldı.
İzmir’de Gençlik Örgütleri ve Suruç Aileleri İnisiyatifi, Pirsûs Katliamı'nın 11'inci yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirdi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamada, “Hiçbir düş yarım kalmayacak” yazılı pankart ve katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşınırken sık sık “Suruç’u unutma, unutturma”, “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP”, “Suruç’un hesabı sorulacak” ve “Hiçbir düş yarım kalmayacak” sloganları atıldı. İki farklı basın metninin okunduğu açıklamada, basın metnini Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Önder Aktaş, Gençlik Örgütleri adına ise Beliz Karapınar okudu. Açıklama, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Denizli
Denizli Emek ve Demokrasi Platformu, Pirsûs Katliamı'nın 11'inci yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Candoğan Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamada, “Suruç’u unutma, unutturma. 33’lerin düşleri yarım kalmayacak” yazılı pankart taşınırken sık sık, “Suruç için adalet, herkes için adalet”, “Suruç’u unutma, unutturma”, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganları atıldı. Basın metnini kitle adına DEM Parti Denizli yöneticisi Esma Kaya okudu.
Ankara
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri ile gençlik örgütleri, Yüksel Caddesinde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde anma gerçekleştirdi. Gençlik örgütleri, katliamda yaşamını yitirenlerin resimlerinin yer aldığı pankart ve sloganlarla Konur Sokaktan anmanın yapılacağı anıta yürüdü. Anmada, "Suruç için adalet herkes için adalet", "Bijî berxwedana Rojava", "Katil IŞİD işbirlikçi devlet" sloganları atıldı. Burada kitle adına ortak açıklamayı SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz okudu.
Katliama dair etkin soruşturma yürütülmediğini, aradan geçen 11 yıla rağmen tek bir failin mahkemede sanık kürsüsüne çıkarılmadığına dikkat çeken Mertçan Titiz, "Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, siyasi çıkarlar söz konusu olduğunda 'bildiklerimi açıklarsam birçok insan insan içine çıkamaz' minvalindeki açıklamalarıyla kamuoyuna açık mesajlar verirken, mahkeme; katliama ilişkin bilgi sahibi olduğunu bizzat ortaya koyan Davutoğlu'nun, aileler ve avukatlar tarafından defalarca talep edilmesine rağmen tanık olarak dinlenmesi istemini her seferinde reddetti" dedi.
Adana
Pîrsus Katliamı'nın 11. yılı dolayısıyla Adana Emek ve Demokrasi Platformu, İnönü Parkı'nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı İHD Adana Şube Başkanı Avukat Yasemin Dora Şeker okudu. 20 Temmuz 2015'te Pîrsus'ta yaşamını yitiren 33 kişiyi anan Yasemin Dora Şeker, katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması ve gerçek sorumluların yargılanması istedi. Aradan geçen 11 yıla rağmen planlayıcılar, azmettiriciler ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılmadığını belirten Yasemin Dora Şeker, cezasızlık politikalarının sona erdirilmesi çağrısı yaptı. Yasemin Dora Şeker, firari sanıkların yakalanmasını, etkin ve bağımsız bir yargılama yürütülmesini talep ederek, "Unutmadık, unutturmayacağız. Suruç için adalet, herkes için adalet" dedi.
İstanbul
Suruç Aileleri İnisiyatifi, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde Pirsûs Katliamı’nın 11’inci yıldönümü dolasıyla İstanbul Kadıköy ilçesinde bulunan Halitağa Caddesi’nde açıklama gerçekleştirdi.
Eylemde katliamda katledilenlerin fotoğrafları taşınırken “Kalplerimiz adalet için atsın” pankartı yer aldı. “Suruç Şehitleri ölümsüzdür”, “ Hiçbir güç yarım kalmayacak”, “ Suruç’u unutma unutturma”, “ Suruç için adalet herkes için adalet” sloganları atıldı. Bir rçok sivil toplum kuruluşu, siyasi parti temsilcileri ve gençlik örgütleri katıldı.
‘11 yıldır adalet talep ediyoruz’
Burada söz alan katledilen Nazegül Boyraz’ın eşi Bayram Boyraz, Amara’ya gidene kadar sürekli aramalar yapılırken, Amara’daki bombası nasıl yakalanmadığını sorarak 11 yıldır adalet mücadelesi verdiklerini belirtti. Bayram Boyraz 33 Düş yolcusu için adaletin sağlanması için mücadele edeceklerini ifade etti.
‘Mücadeleyi büyütmeliyiz’
Daha sonra konuşan DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, Ankara ve Suruç Katliamı’nda gençlerin ve demokrasi güçlerinin hedef alındığını söyleyerek, “ Eşitlik talebi yükselirse sonunun geleceklerini düşündüler bu nedenle katliam yaptılar” dedi. Ortak mücadeleyle faşizmden kurtulabileceğini söyleyen Kezban Konukçu,” Kürt halkın uzattığı barış elini tutarak mücadeleyi büyütmeliyiz. Her şeyin yükümü Kürt halkına bırakmamalıyız. Barışın ne kadar gerektiğini anlayarak Suruç’un anısına saygı duyabiliriz” şeklinde konuştu.
SGDF üyesi Dilara Su Kalpak tarafından tutsak bulunan ESP Eş Genel Başkanları Hatice Deniz Aktaş ve Murat Çepni’nin Suruç Katliamı’nın yıldönümü için gönderdikleri mektup okundu.
Mektubun ardından basın metninin açıklamasını Suruç yaralılarından Merve Nur İşleyici okudu.
‘Suruç Katliamı, örgütlü ve önlenebilir bir saldırıdır’
Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin basın metninde şu ifadelere yer verildi:
“Katliamın 11’inci yılında bir kez daha ifade ediyoruz: Suruç Katliamı ne bir kişinin gerçekleştirdiği bir saldırıdır ne de münferit bir olaydır. Suruç Katliamı, örgütlü ve önlenebilir bir saldırıdır. Bu nedenle yalnızca tetikçilerin değil, katliama giden yolu açan, açtıran ve bu katliamın gerçekleşmesine zemin hazırlayan herkesin yargılanması talebimizden vazgeçmiyoruz.
Talepler
Bizler; Suruç için adalet talebini büyütenler olarak, 11 yıldır sürdürdüğümüz taleplerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz:
*Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını,
*İhmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesini,
*Firari sanıkların yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını,
*Suruç Katliamı'nın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesini ve zaman aşımı uygulanmamasını,
*Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılmasını talep ediyoruz”
‘Unutmadık hesap soracağız’
Gençlik Örgütleri’nin basın metninde ise şunlar kaydedildi:
“Suruç’un hesabı sorulmadan bu topraklarda gerçek adaletten söz edilemez. 5 Haziran Diyarbakır Katliamı’nın, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın ve halklara yönelik tüm katliamların sorumluları yargılanmadan adalet sağlanamaz. Katliamlar arasında kurulan cezasızlık zinciri, yeni saldırıları cesaretlendiren siyasal bir tercihtir. Bizler biliyoruz ki Suruç yalnızca bir yas değil, aynı zamanda bir mücadele çağrısıdır. Kobane’ye uzanan o dayanışma iradesi bugün de halkların eşit, özgür ve sömürüsüz bir yaşam mücadelesinde yaşamaktadır. Düş yolcularının bıraktığı mücadele mirasını büyütmeye; faşizme, emperyalizme, sömürüye ve savaşa karşı halkların yanında saf tutmaya devam edeceğiz. Bugün bir kez daha haykırıyoruz: 33 düş yolcusunun mücadelesi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Unutmadık, hesap soracağız!”
Açıklamada ayrıca çeşitli dernekler, siyasetçiler ve gençlik örgütleri temsilcileri de söz alarak Pîrsûs Katliamı’nın failleri ortaya çıkarılana ve adalet sağlanana kadar mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
‘Söke söke barış hakkımızı alacağız’
Burada konuşan DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ise Pîrsus Katliamı’nın ardından mücadele etmeye devam ettiklerini ifade ederek “Suruç, Kürdistan ile Türkiye'nin işçi sınıfının buluşmasını engellemek isteyenlerin, faşizmin saldırısıydı. Biz 11 yıldır her ay ve her yıldönümünde bu saldırının nasıl başarısız olduğunu gösteriyoruz. Bu coğrafyada mücadele eden hiçbir devrimci güç katliamlarla geri çekilmedi. Bu katliamlar bizim hafızamızda mücadelenin belirleyeni, işaret fişeği oldu. Biz bu coğrafyada NATO'nun, emperyalistlerin, savaş, halkları birbirine kırdırma planlarına karşı yan yana durmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Ölümsüzlerin önünde saygıyla eğiliyorum. Kaybettiklerini de bu faşist sisteme tekrar hatırlatıyorum. Siz meşruluğunuzu kaybettiniz. Siz varlığınız için gereken gücü kaybettiniz. Sadece savaşla var olabiliyorsunuz. Biz elinizden söke söke barış hakkımızı alacağız ve biz sizi yeneceğiz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi. Oturma eyleminin ardından kitle, Gündoğdu Meydanı’na doğru yürüyüşe geçerek denize karanfil bıraktı. Eylem sloganlarla sona erdi.







