Bozma kararının ardından görülen TTB davasında yeni karar
- 15:38 17 Nisan 2026
- Hukuk
ANKARA - TTB Merkez Konseyi'nin görevden alınması talebiyle açılan davanın Yargıtay'da bozulmasının üzerine yeniden başlayan yargılama davasında, davanamenin konusuz kalması gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına kanaat getirildi.
Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi'nin görevden alınması talebiyle açılan davanın temyiz aşamasında Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden başlayan yargılama sürecinde ikinci duruşma Ankara Dışkapı Adliyesi 31'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmaya önceki dönem TTB Merkez Konseyi Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Eski Merkez Konseyi Genel Sekreteri Vedat Bulut ile yine eski Merkez Konseyi üyeleri katıldı.
Savcı duruşmaya katılmadı
Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, TTB Eski Merkez Konseyi Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı söz aldı. Şebnem Korur Fincancı, davanameyi hazırlayan cumhuriyet savcısının duruşmaya katılmamasına işaret ederek, "Savcının burada bulunmasını isterdim. Davanameye konu hususu burada tartışma hakkımız olduğunu düşünüyorum. Meslek örgütüne karşı yapılan bu haksız muamele kabul edilebilir değildir. Benim ile ilgili konularda ben ifade vermeye hazırım ancak meslektaşlarımın konu ile ilişkilendirilmesini kabul etmiyorum. Kaldı ki kendi uzmanlık alanım ile ilgili yapmış olduğum bir konuşma antidemokratik bir siyasi davaya konu edilmesini kabul etmiyorum. Davanın reddine karar verilsin" diye konuştu.
'TTB görevini layıkıyla yerine getirmiştir'
Feri müdahillerden önceki dönem TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Vedat Bulut, "TTB görev yaptığım dönemde pandemi ve deprem gibi zorlu süreçlerde yükümlülüklerini yerini getirmiş, uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yine layıkıyla yerine getiren mesleki faaliyetlerle ilgili doğru, hakikatli ve bilimsel açıklamalar yapan bir kuruluştur. O dönemki sayın başkanımız hakkında uygulanan 75 gün hak ihlali, tutukluluk süresi ve bu dönem maruz bırakıldığı kötü koşullar kabul edilebilir değildir. Davanın reddine karar verilmesini talep ediyorum" şeklinde beyanda bulundu.
‘Mesleki uzmanlığı nedeniyle yargılanmamalı’
Feri müdahillerden önceki dönem TTB Merkez Konseyi üyesi Ahmet Karer Yurdaş ise, “TTB demokratik bir örgüt olup ben gerek buradaki görevim gerekse de bir birey olarak hiçbir kimsenin şiddet içermeyen ve mesleki bir uzmanlığına ilişkin yaptığı açıklama nedeniyle yargılanmaması gerektiğini düşünüyorum. Vatandaş olarak, meslek örgütleri olarak bunun böyle olduğunu bilmeye ihtiyacımız vardır” diyerek davanın reddini talep etti.
'Hukuk kuralları hiçe sayıldı’
Ardından söz alan TTB avukatlarından Leyla Verda Ersoy ise iddianamede Şebnem Korur Fincancı dışında diğer merkez konsey üyeleri hakkında herhangi bir iddia olmamasına dikkat çekti. Leyla Verda Ersoy, "Kaldı ki Medya TV’de yayınlanan röportajda Şebnem Hanım, alt yazıları göremediğini bildirmiş ve baştan sona yayın izlenildiğinde muhabirin ''Biraz nezleyim' demesinden sonra kapatırken 'Size de geçmiş olsun' dediği anlaşılsa da bu bağlamından kopartılarak büyük bir yaygara kopartılmıştır. Sayın savcı, Hukuk Muhakemeleri Usulü'nü bilmediği için dava dilekçesindeki iddiaları ile delilleri ilişkilendirmemiş. Usulünce bir hukuk dava dilekçesi sunmadığı gibi davanameden sonra sürekli dosyaya evrak sunmak suretiyle kurallarını hiçe saymıştır" şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etti.
TTB avukatlarından Özgür Erbaş da mahkemenin 1 ve 2 numaralı ara karar gereği yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Davacı, davasını ispat edememiştir. Davanamedeki iddialar ile deliller arasında bir illiyet bağı yoktur. Davaname konuşan konuştuğu ile susan sustuğu ile cezalandırılmalı."
'Politik bir dava’
TTB avukatlarından Hülya Yıldırım ise Şebnem Korur Fincancı'nın konuşmalarının bilimsel ifade özgürlüğü kapsamında uluslararası yükümlülükler ve ayrıca mevzuata uygun açıklamalar olduğunun altını çizerek, "Dava, aslında dayanağı olan hükmün belirsizliğinden yararlanılarak, günün politik koşulları ve baskıları sebebiyle açılmış haksız bir davadır" dedi.
‘Savcının duruşmaya katılmaması kabul edilebilir değil’
Duruşmada son olarak söz alan Şebnem Korur Fincancı'nın avukatı Oya Meriç Eyüpoğlu da davanın politik bir dava olduğunu, iddiaların ise kabul edilebilir olmadığını belirterek şunları söyledi: "Burada verilecek karar ve gerekçe aynı zamanda İstanbul Barosu'na karşı açılan davaya ışık tutacaktır. Davayı açan Cumhuriyet savcısının duruşmada bulunmaması kabul edilebilir değildir. İlk günden itibaren husumet ile davranmıştır. Davanın reddine karar verilsin."
Mahkeme yaptığı değerlendirmenin ardından dosyada incelenecek bir husus kalmadığına, davanamenin konusuz kalması nedeni ile temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesine yer olmadığına kanaat getirdi.







