Erkek egemen bildirgeye karşı kadın bildirgesi
- 09:05 7 Mayıs 2026
- Portre
Derya Ceylan
HABER MERKEZİ - Fransız Devrimi’nin eşitlik söyleminin kadınları dışladığını savunan Olympe de Gouges’ın 1791 yılında yayımladığı “Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi”, dönemin “Erkek ve Yurttaş Hakları Bildirgesi”ne doğrudan bir yanıt oldu.
Kadınların eşitliği için mücadele eden Olympe de Gouges, Fransız Devrimi’nin “eşitlik” söyleminin kadınları dışlamasına karşı çıktı. Kadınların siyasal ve toplumsal haklarını savunduğu için dönemin yönetici güçleri tarafından idam edilen Olympe de Gouges, kadın özgürlük mücadelesinin öncü isimlerinden biri olarak tarihe geçti.
Fransa’nın Montauban kentinde 7 Mayıs 1748 yılında Marie Gouze adıyla doğan Olympe de Gouges, küçük burjuva bir ailede büyüdü. Genç yaşta evlendirilen Olympe de Gouges, kısa süre sonra eşini kaybetti. Bu süreçten sonra kendi kimliğini kurarak, “Olympe de Gouges” adını aldı ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürmeye başladı.
1770’lerde Paris’e taşınan Olympe de Gouges, dönemin sanat ve siyaset çevreleriyle ilişki kurarak, yazı dünyasına adım attı. Okuma yazma konusunda sınırlı imkanlara sahip olmasına rağmen oyunlar, politik metinler ve bildiriler kaleme alarak, kısa sürede tanındı.
Kölelikten kadın özgürlüğüne uzanan mücadele
Olympe de Gouges’un yazıları yalnızca kadın haklarıyla sınırlı kalmadı. Köleliğe karşı çıkan, yoksulluğu ve vergi adaletsizliğini eleştiren Olympe de Gouges, aynı zamanda ölüm cezasının kaldırılmasını savundu. 1784’te kaleme aldığı kölelik karşıtı oyunu, dönemin egemen anlayışı nedeniyle uzun süre sahnelenmedi.
Fransız Devrimi’ni başlangıçta umutla karşılayan Olympe de Gouges, kısa sürede bu sürecin kadınları kapsamadığını gördü. Devrimin “eşitlik” söyleminin erkeklerle sınırlı tutulmasına karşı çıkarak, kadınların da siyasal özne olarak tanınması gerektiğini savundu.
Erkek egemen bildirgeye karşı kadın bildirgesi
1791 yılında yayımladığı “Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi”, dönemin “Erkek ve Yurttaş Hakları Bildirgesi”ne doğrudan bir yanıt oldu. Olympe de Gouges, bu metinle kadınların yasa önünde siyasette ve toplumsal yaşamda erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini açıkça dile getirdi.
“Kadınların darağacına çıkma hakkı varsa, kürsüye çıkma hakkı da olmalıdır” sözleri, onun erkek egemen düzene yönelttiği en çarpıcı eleştirilerden biri oldu. Olympe de Gouges, ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı evliliği savundu ve kadınların ekonomik ve hukuki bağımsızlığını gündeme taşıdı.
İktidarı eleştirdi, hedef haline getirildi
Olympe de Gouges, yalnızca toplumsal eşitsizliklere değil, dönemin siyasal kararlarına da itiraz etti. Ölüm cezasına karşı olduğu için Kral 16. Louis’nin idamına karşı çıktı. Devrim sürecinde artan şiddet ve baskı ortamını eleştiren Olympe de Gouges’un yazıları giderek daha sert bir hal aldı.
1793 yılında kaleme aldığı bir metinde ülkenin geleceği için halk oylaması yapılmasını önermesi, onun tutuklanmasına gerekçe yapıldı. Üç ay boyunca hapiste tutulan Olympe de Gouges’a avukat tutma hakkı tanınmadı. Savunmasını kendisi yapmak zorunda bırakıldı.
3 Kasım 1793’te giyotinle idam edilen Olympe de Gouges, düşünceleri nedeniyle hedef alınan kadınlardan biri oldu.
Kadın özgürlük mücadelesine bıraktığı miras
Olympe de Gouges’un mücadelesi, kadınların erkek egemen sisteme karşı yürüttüğü özgürlük mücadelesinin erken ve güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Eşitlik söyleminin sınırlarını sorgulayan Olympe de Gouges, kadınların siyasal özne olarak tanınması gerektiğini savunarak, tarihsel bir kırılma yarattı.
Onun yazdıkları ve mücadelesi, bugün de kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinde referans alınmaya devam ediyor.







