İHD: Çocuk hakları ihlallerinin sorumlusu devlettir
- 13:52 20 Kasım 2021
- Güncel
İSTANBUL/ ANKARA - Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla İHD yaptığı açıklamada, çocuk hakları ihlallerinin sorumlusu olarak devleti işaret etti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 32. yılı dolayısıyla Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında basın açıklaması gerçekleştirdi. Dernek binası önünde yapılan açıklamada, “Çocuk hakları bir gün değil her zaman öncelik ve gündem olsun” pankartı açılırken, “Ana dil haktır engellenmez”, “Çocuk istismarına son” ve “Hapishanedeki çocuklar serbest bırakılsın” dövizleri taşındı. Açıklamayı katılanlar adına Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Buse Sevinç okudu.
İHD Ankara Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu da, dernek binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Çocuk hakları birgün değil, Her zaman öncelik ve gündem olsun” pankartının yer aldığı açıklamayı komisyon üyesi Cansu Yumuşak yaptı.
‘Öncelikli gündem çocuk olmalı’
Çocuk haklarına saygı gösterilmesi, korunması ve geliştirilmesi konusunda çocuk haklarına dair sözleşmenin önemli bir yere sahip olduğu vurgulanan ortak açıklamada, “Yetişkinlerin sorumluluklarının ve devletin yükümlülüklerinin olduğunu hatırlatmak önemli. Israrla ve inatla çocuğun her zaman öncelikli gündem olması gerektiğini vurgulamak isteriz. Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmesi insan hakları belgesi olma özelliğinin taşımasına rağmen, Türkiye’nin zaten zayıf olan çocuk hakları karnesini, yaşanan çocuk hakları ihlalleri nedeniyle daha da düştü. Nüfusun yaklaşık 1/3’ünü oluşturan çocuklar özelinde sorun alanları büyüyor” denildi.
‘Suça ve nefret söylemine teşvik sağlanıyor’
Çocuk hakları ihlallerinin sorumlusunun devlet olduğunu, çünkü yaşanan ihlallerin engellenmediği ifade edilerek, “Bu yıl sadece şiddete maruz bırakılan kadınlar için değil çocuk ve gençler için de önemli olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı verilmiş olması da çocuğun yüksek yararını gözetmeyen eğilimi açıkça ortaya koyuyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek cinsiyetler arası eşitsizliği gidermek için adım atılmamasına, önleyici programların geliştirilmesinin önünün tıkanmasına, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve istismarın cezasız kalmasına yol açmıştır. Çocukların evlilik yoluyla istismarının kabul edilmesi, istismar ve şiddet sonrası destek sistemlerinin sunulmaması, LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemi ve suçların teşvik edilmesi gibi kabul edilemez ihlallere zemin hazırlanmıştır” diye kaydedildi.
Açıklamada yerine getirilmesi istenen talepler ise şöyle sıralandı:
"* Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin 28 ve 29. maddeleri gereğince eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için gerekli her türlü alt yapının her bir çocuk için oluşturulmasını,
* Şiddete maruz bırakılan çocukların kolay erişebilecekleri destek ağlarının yaygınlaştırılmasını,
* Hapishanelerde kaç çocuk olduğunun açıklanmasını ve hapishanelerde bulunan çocukların derhal serbest bırakılmasını,
* Çalışan çocukların eğitim ve sağlığa ücretsiz erişimlerinin sağlanmasını,
* Çocuk istismarına evlilik yoluyla cezasızlık getiren yasa tasarısının yeniden gündeme alınmayacak biçimde iptal edildiğinin açıklanmasını,
* Medeni Kanun’da aile rızasıyla 17, mahkeme kararıyla 16 olan evlilik yaşının, koşulsuz şartsız olarak 18 yaş üzerine çekilmesini,
* Çocuklara karşı işlenen suçlarda çocukların yüksek yararının gözetilerek cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılmasını,
* Sözleşmenin 17, 29 ve 30. maddelerindeki çekinceleri kaldırarak çocuklara ana dilinde eğitim hakkının tanınmasını,
* Çocuk hakları örgütleri ile iş birliği yaparak, uygulanabilir bütüncül bir çocuk koruma politikası oluşturulmasını talep etti."







