Kadınlardan Rojin Kabaiş için eylem

  • 19:51 27 Mart 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ  - Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün 18’inci ayında alanlara çıkan kadrınlar, adalet taleplerini yineledi.
 
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün 18’inci ayında kadınlar İzmir ve İstanbul’da eylem gerçekleştirdi. “Rojin tam 18 aydır adalet bekliyor” diyen kadınlar, dosyadaki delillerin açıklanmasını ve faillerin yargılanmasını talep etti.
 
İzmir
 
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları ve İzmir Kadın Platformu, (İKP) Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne dair, “Rojin’in katledilişinin 18’inci ayında eylemdeyiz” şiarıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Alsancak Penguen Kitabevi önünde bir araya gelen kadınlar, Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş ve açıklamada “Rojin tam 18 aydır adalet bekliyor. Telefonu aç! DNA’lar kime ait açıkla! Failleri yargıla!” yazılı pankart taşınırken sık sık “Rojin Kabaiş isyanımızdır”, “Koruma aklama failleri yargıla”, ve “Erkek vuruyor, devlet koruyor” sloganları atıldı. Çok sayıda kadının katıldığı eylemde basın metnini platform adına Hayal Taşdan okudu.
 
İstanbul
 
Rojin Kabaiş'in katledilişinin 18'nci ayında Rojin Kabaiş Için Adalet Komisyonu İstanbul Kadıköy'de bulunan Süreyya Operası önünde eylem gerçekleştirdi. Basın açıklamasını Rojin için Adalet Komisyonu adına Şeymanur Çoban okurken,"Rojin Tam 18 Aydır Adalet Bekliyor. Telefonu aç DNA'lar kime ait açıkla failleri yargıla" pankartı açıldı. Sık sık "Rojin'e Noldu?", "Rojin Kabaiş isyanımızdır", "Jin jiyan azadi" sloganı atıldı.
 
Açıklamaya Halkaların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Kezban Konukçu ve Özgül Saki katıldı.
 
Basın metnini Şeymanur Çoban okudu.
 
Ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:
 
“Rojin’siz 18. ayda bir kez daha soruyoruz: Rojin Kabaiş’e ne oldu?
 
Rojin Kabaiş’in kaybedilip katledilmesinin üzerinden 18 ay geçti. 18 aydır Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü aydınlatılmıyor, etkin bir soruşturma yürütülmüyor. 18 aydır kadınların ve Rojin’in ailesinin adalet talebine adeta kulak tıkanıyor. Deliller gizleniyor,süreç uzatılıyor. Rojin’in ailesi sistematik bir biçimde tehdit ediliyor, mücadele eden kadınlar ise dezenformasyon yapmakla suçlanıyor. Biliyoruz ki; Rojin’in bedeninde tespit edilen 2 erkek DNA’sının nerelerde bulunduğu da dahil olmak üzere Rojin Kabaiş dosyasında açığa çıkan her gerçek, dönemin Adalet Bakanı’nın dezenformasyon yapmakla suçladığı kadınların mücadelesiyle açığa çıkmıştır.
 
'Aileye dönük baskılar tesadüf değil'
 
Dosya hala kamuoyuna kapalıdır. Kısıtlılık kararlarıyla gerçekler saklanmakta, soruşturma ilerletilmemekte ve süreç bilinçli biçimde uzatılmaktadır. Tıpkı bundan 3 ay önce incelenmek üzere İspanya'ya gönderilen fakat hâlâ açılmayan telefon örneğinde gördüğümüz gibi, delillerin toplanması ısrarla geciktirilmektedir. Bir telefonun 3 aydır açılamamasının teknik bir sorun değil, katilleri koruma pratiğinin bir sonucu olduğunu biliyor ve ilan ediyoruz: Siz açmazsanız biz açarız. Dosyadaki ihmaller zinciri, mücadele eden kadınlara ve aileye dönük baskılar elbette tesadüf değildir. 18 aydır süren bu durum, erkek şiddetinin el birliğiyle nasıl aklandığının somut göstergesidir. Failleri aklayan, katilleri koruyan düzenin sonucudur.
 
ATK, rektörlük, devlet, medya işbirliği 
 
Rojin Kabaiş, erkek şiddetiyle katledilen katledilişinin üzeri intihar denilerek örtülmek istenen ilk genç kadın değil. Kadınlar evlerinde, iş yerlerinde, sokakta katlediliyor. Bu toprakları bir kadın mezarlığına çevirmek istiyorlar. Sırtını cezasızlık politikalarına yaslayan katil erkekler sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmesi için deliller karartılıyor, ‘yüksekten düşme, suda boğulma, kayıp, intihar’ gibi yalanlar peşi sıra diziliyor. Erkek şiddetini tartışırken, bunun tek kaynağının fail erkekler olmadığını biliyoruz. Rojin Kabaiş dosyasında yargının, ATK'nın, rektörlüğün, devletin, medyanın iş birliği bunu bir kez daha gösteriyor.
 
Gerçek adalet kadın mücadelesiyle sağlanacak 
 
Şüpheli kadın ölümlerinin sayısının kadın cinayeti verilerini aştığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu coğrafyada kadınlar, tıpkı geçtiğimiz günlerde Kur’an'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından katledilen Fatmanur Çelik'te gördüğümüz gibi, son sözleri 'Ben öldürülürsem intihar diyerek kapatılmasına izin vermeyin' olarak katlediliyor. Rojin Kabaiş ilk değil derken, son olmasının mücadeleden geçtiğini biliyoruz. Gerçek adaletin ancak kadınların mücadelesi ile sağlanacağını Şule Çet İçin Adalet Komisyonları deneyimimizden, Rojin Kabaiş dosyasında kat edilen tüm ilerlemelerin mücadelemizin sonucu olmasından biliyoruz.
 
Talepler 
 
Bugün, Rojin’siz 18. ayda buradan taleplerimizi yineliyoruz. Taleplerimiz net:
 
*Dosyadaki kısıtlılık kararları derhal kaldırılsın aile ve kamuoyu gerçeğe ulaşabilsin.
 
*Rojin’in bedeninde bulunan iki erkeğe ait DNA’nın kimlere ait olduğu açıklansın.
 
*Rojin’in telefonu derhal açılsın.
 
*Dosyanın 18 aydır ilerletilmemesinden sorumlu olan, delil karartan, süreci uzatan ve failleri koruyan tüm kişi ve kurumlar yargılansın.
 
*Aileye yönelik tehditler soruşturulsun, sorumlular yargılansın.
 
*Rojin'in ailesi yalnız bırakılmasın, gereken hukuki ve manevi destek verilsin
 
*Van Başsavcılığı, TCK 102'ye göre nitelikli cinsel saldırı kapsamında soruşturmayı genişletsin.
 
*İstanbul ATK ihtisas Kurulu yeni rapor hazırlasın.
 
*Kadınların yaşam hakkını korumak için devlet görevini yerine getirsin.
 
*Eksik bırakılan deliller toplanıp şeffaf biçimde açıklansın.
 
Bizler biliyoruz: Erkek adaletin olduğu yerde kadınlar gerçek adaleti sokaklarda sağlarlar. Rojin'den vazgeçmiyoruz, sokakları terk etmiyoruz. Israrlıyız. Rojin Kabaiş için gerçek adaleti sağlayacak, şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız.”
 
Eylem, sloganlarla sona erdi.