SES’ten Gülistan Doku açıklaması: Hastane kayıtları iddiası araştırılsın
- 18:57 17 Nisan 2026
- Güncel
DÊRSIM – Gülistan Doku’ya ait kayıtların Tunceli Devlet Hastanes'nden silindiği iddialarının bağımsız soruşturma konusu yapılması gerektiğini vurgulayan SES Dêrsim Şubesi, sorumlular hakkında hukuki işlem başlatılması çağrısında bulundu.
Sağlık ve Bilim Emekçileri Sendikası (SES) Dêrsim Şubesi, 6 yıl önce kaybettirilen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci Sınıf Öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, Gülistan Doku’ya ait Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının dönemi başhekimi tarafından silindiği iddialarına dair yazılı açıklama yaptı. Bu işlemin ardından başhekimin dönemin Valisi tarafından ödüllendirilerek İl Sağlık Müdürü olarak atandığı iddialarına yer verilen açıklamada, “Bu durum, yalnızca etik değerlerin değil, aynı zamanda hukuk devletinin temel ilkelerinin de açıkça ihlal edildiğine işaret etmektedir” denildi.
'Olası bir delil karartma girişimi'
Sağlık kurumlarının, bireylerin en mahrem verilerinin korunduğu ve güvence altına alındığı yerler olduğunun belirtildiği açıklamada, “Bu kurumlarda görev yapan yöneticilerin sorumluluğu, yalnızca idari değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir sorumluluktur. Hastane kayıtlarının silinmesi gibi ağır bir iddia, sıradan bir idari işlem olarak değerlendirilemez; bu durum, olası bir delil karartma girişimi olarak ele alınmalı ve derhal bağımsız bir soruşturma konusu yapılmalıdır” denildi.
'Hukuki işlem başlatılmalı'
Gülistan Doku dosyasına ilişkin tüm süreçlerin şeffaf bir şekilde yeniden ele alınması, hastane kayıtlarının silinmesine dair iddiaların derinlemesine araştırılması ve sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gecikmeksizin hukuki işlemin başlatılması çağrısında bulunulan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Kamu görevi yürüten hiç kimse, görevini kötüye kullanma şüphesi karşısında dokunulmaz değildir. Öte yandan son dönemde yaşanan vahşi katliam ve şiddet olayları, bu karanlık düzenin tesadüf olmadığını; cezasızlık ve sorumsuzluk politikalarının nasıl bir toplumsal çürüme yarattığını gözler önüne sermektedir. Gerçeklerin üzeri örtüldükçe, suçlular korunup kollandıkça, yeni acıların ve yeni katliamların önü açılmaktadır. Yetkili kurumlar, bu iddialara karşı, kamuoyunu tatmin edecek açık ve şeffaf bir süreç yürüterek, gelişmeler hakkında düzenli bilgilendirme yapmalıdır. Adaletin sağlanması, yalnızca bir kişinin değil, tüm toplumun ortak talebidir.”







