Sincan Cezaevi'ndeki ihlaler için araştırma önergesi

  • 16:05 25 Haziran 2026
  • Siyaset
 
ANKARA - DEM Parti, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde yaşanan hak ihlalleri, şüpheli ölümler ve intiharların araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yaşanan hak ihlalleri ve şüpheli ölümlerin araştırılması talebiyle Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi. Önergede, son altı ay içinde aynı cezaevinde iki intiharın yaşandığı ve en az dört adli kadın tutsağın şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğine ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığı belirtilerek, devletin gözetimi altında bulunan kişilerin yaşam hakkını koruma yükümlülüğüne dikkat çekildi.
 
Önergede, Türkiye'deki cezaevlerinde yaşam hakkı başta olmak üzere çok sayıda hak ihlalinin yaşandığı, kadın tutsakların ise toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler nedeniyle daha ağır koşullarla karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi. Sincan Cezaevi'nin, kadınların ihtiyaçları gözetilmeden oluşturulan infaz sistemi nedeniyle hijyen, sağlık, barınma ve mahremiyet gibi temel haklara erişimde ciddi sorunların yaşandığı cezaevlerinden biri olduğu belirtilen önergede, kadın tutsakların sosyal destekten yoksun bırakılmasının ve ekonomik kırılganlıklarının psikolojik yıkımı derinleştirdiği kaydedildi.
 
Hak ihlalleri
 
Önergede, cezaevinin sağlık hakkına erişimin engellenmesi, yaşam hakkını tehdit eden uygulamalar, tutsakların infazlarının yakılması ve temel hak ihlalleri nedeniyle uzun süredir gündeme geldiği belirtildi. Son altı ay içerisinde yaşandığı belirtilen ölümler ile kendine zarar verme girişimlerinin, ağır hak ihlallerinin sonucu olarak arttığına dikkat çekildi.
 
Tutsaklarla yapılan görüşmelerde, "Kendine zarar verme durumunun yaygınlaştığı ve hastane sevkleri sırasında bazı jandarmaların dahi 'Cezaevi hakkında suç duyurusunda bulunacağız' yönünde ifadeler kullandığı ortaya çıktı" denildi.
 
Tutsak görüşmelerine dayandırılan bilgilere göre ise, "İddialara göre Bilge Nurten isimli mahpus, kendisini ranzaya asarak yaşamına son vermiştir. Bu olaya tanıklık eden koğuştaki mahpusların koğuş değişikliği talepleri cezaevi idaresi tarafından karşılanmamıştır. Görüşülen mahpus, cezaevinde birçok kişinin zaman zaman kendisine zarar verdiğini, kendini kesme vakalarının yaygınlaştığını aktarmıştır. Mahpusun anlatımına göre cezaevi idaresi, mahpusların en temel insani ihtiyaç ve taleplerine karşı duyarsız kalmakta, en küçük sorunları dahi çözümsüz bırakmaktadır. Buna karşın, mahpusların kendilerine zarar vermelerinin ardından taleplerinin karşılandığı ifade edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
 
Önergede, tutsakların aktarımlarına göre Candaş O.A. adlı müdür döneminde de benzer olayların yaşandığı belirtildi. Koğuş değişikliği talebi defalarca reddedilen ve kendisine zarar vereceğini söyleyen bir tutsağın bulunduğu koğuşa gelen cezaevi birinci müdürünün, tutsağa "Kendini kesebilirsin" dediği, ardından da bir jilet uzatarak "Al, kendini kes" ifadelerini kullandığı aktarıldı.
 
Tutsağın ise bu olayın ardından kendisine zarar verdiği belirtildi. Önergenin devamında, "Yine görüşmelerde aktarıldığı üzere, kaldığı koğuşta kötü muameleye maruz bırakıldığını belirten adli bir kadın tutuklunun sabahın erken saatlerinde bileklerini kestiği, ancak hastaneye sevkinin öğleden sonraki saatlerde gerçekleştirildiği ifade edilmiştir" denildi.
 
Fiziksel ve ruhsal yıkıma sürükleme
 
DEM Parti, cezaevinde tutsakların yaşamını korumaya yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmediğine, kendine zarar verme vakalarının önlenmesine ilişkin mekanizmaların etkin işletilmediğine ve acil sağlık hizmetlerine erişimde ciddi ihmaller bulunduğuna işaret etti.
 
Önergede, kadın tutsakların özgün ihtiyaçlarının göz ardı edildiği, cezalandırmanın özgürlükten yoksun bırakmanın ötesine geçerek fiziksel ve ruhsal yıkımı da beraberinde getirdiği belirtilerek, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde bağımsız denetim mekanizmalarının acilen işletilmesi gerektiği vurgulandı.