‘Bu talan projeleri halk sağlığını riske atıyor’

  • 09:03 9 Mayıs 2026
  • Ekoloji
Büşra Turan
 
ÎDIR - Yapılmak istenen GES projesine dair konuşan Xelfelî Belde Belediye Eşbaşkanı Yıldız Tendik Parin, “Mera alanlarımıza yapılmak istenen GES projesi var. Bu insan sağlığını ciddi anlamda etkiliyor. KOAH hastalığı, akciğer kanseri, solunum yetmezliği artmaya başladı. Bu talan projeleri halk sağlığını riske atıyor, demokratik belediyecilik irademizle bu yıkıma karşı duracağız” dedi. 
 
Kürdistan’da yerel yönetimlerde uygulanan eşbaşkanlık sistemi ve kadın odaklı belediyecilik modeli, ekolojik yıkım projeleri ile “yasasız” ilerleme stratejilerine karşı toplumsal bir direnç odağı oluşturuyor. 2024 yerel seçimlerinin ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından hayata geçirilen kadın odaklı yönetim anlayışı, ÇED raporlarına karşı sunulan bilimsel itiraz dilekçeleriyle yaşam alanlarını koruma mücadelesini yeni bir boyuta taşıyor. Stratejik Kars-Iğdır-Nahçıvan Demiryolu Hattı’nın Îdir’in (Iğdır) Xelfelî (Halfeli) beldesinde yerleşim dokusunu tehdit etmesine ve mera alanlarına kurulmak istenen Güneş Enerji Santralleri’nin (GES) yarattığı toz sirkülasyonuna karşı yürütülen hukuk mücadelesi, 3 Mayıs 2026 itibarıyla bölgedeki kronik sağlık krizine karşı hayati bir bariyer işlevi görüyor. İktidarın ekolojik ve demokratik taleplere dair anayasal bir güvence sunmaması toplumsal güveni zedelerken, yerel yönetimlerin sunduğu “komünleşme modeli” hem eril zihniyetin tasfiyesi hem de doğanın korunması için temel bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. 
 
DEM Parti Xelfelî Belde Belediye Eşbaşkanı Yıldız Tendik Parin, belediyeyi aldıktan sonra eril yapının kadın dokunuşuyla nasıl dönüştüğü ile iptal edilmesi için resmi itirazda bulundukları demiryolu ve GES projelerinin halk sağlığı üzerindeki ağır bilançosuna dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Sağlık Ocağı karakola, belediye de Sağlık Ocağı’na dönüştürülmüş’
 
Seçim sonrası göreve geldiklerinde belediyede erkek egemen bir yapının hâkim olduğunu ifade eden Yıldız Tendik Parin, “Sağlık Ocağı karakola dönüştürülmüştü, belediyenin birinci katı da sağlık ocağına dönüştürülmüştü. Onun için belediye dar bir alana sıkıştırılmıştı. Belediyeye gelen yurttaşlar yangın merdivenini kullanıyordu” dedi. 
 
‘Komün belediyedir, belediye komündür’
 
Belediyede eril zihniyetin tahakküm kurduğunu ifade eden Yıldız Tendik Parin, “Belediyeye neredeyse hiç kadın gelemiyordu, belediyenin önünden geçemiyordu. Beldenin tam merkezinde, işlek olan yer kadınların gelip rahatça alışveriş yapabileceği, ihtiyaçlarını karşılayabileceği yerler bile sanki erkek tekeliymiş gibi tamamen erkeklerin olduğu, kadınların oradan çocuklarını okuldan almak için bile geçemediği, arka sokakları kullandığı bir alana dönüştürülmüştü. Özel savaş politikaları ciddi anlamda boy göstermişti. Gençlik ve kadın çalışmaları yoktu. Ama biz geldiğimizden beri kadınlarla bir araya geliyoruz. Bir yıldan sonra ancak kadınlar belediyeye gelmeye başladı. Bugün geldiğimiz süreçte kadınlar belediyeye çok rahat gelebiliyor, fikirlerini söyleyebiliyor, taleplerde bulunabiliyor. Çünkü biz diyoruz ki komün belediyedir, belediye komündür. Eğer kadınlar belediye üzerinden, komün üzerinden bir araya gelip faaliyet yürütemezlerse komünleşme de olmaz, halkın bir araya gelebilmesi de olmaz. Belediye aynı zamanda halkın evidir” diye belirtti. 
 
‘İnsan sağlığını etkileyen projeler yapılıyor’
 
Yıldız Tendik Parin, Xelfelî’de ciddi bir doğa tahribatı yaşandığını söyleyerek planlanan projelerin bölge halkını olumsuz etkileyeceğini belirtti. Yıldız Tendik Parin, “Burası hayvancılıkla geçinen bir bölgedir. İnsanların gelir kaynağı hayvancılıktan geliyor. Koçer dediğimiz bir yaşam var. İnsanlar kışın buraya geliyor, yazın hayvanlarını alıp sıcak bir bölge olduğu için daha serin yerlere çıkıyor. Mera alanı çok kısıtlıdır ve kısıtlı olmasına rağmen mera alanlarımıza yapılmak istenen GES projesi var. Biz bu projeyi defalarca belediye olarak, halk olarak reddettik, taleplerimizi dile getirdik. Beldenin merası yetersizdi. Iğdır’da hava sirkülasyonu olmadığı için şimdi oluşturulacak bir GES projesi daha var. Aynı zamanda Hoşhaber beldesinde oluyor. Halfeli yerleşim alanına çok yakındır. Ufak bir rüzgârda bile yazın ortasında Halfeli’de göz gözü görmüyor. O derece rüzgârın esmesiyle Halfeli üzerinde bir toz bulutu oluşuyor. Bu insan sağlığını ciddi anlamda etkiliyor. Bakıyoruz ki son yıllarda Halfeli’de KOAH hastalığı, akciğer kanseri, solunum yetmezliği artmaya başladı. Belediyenin birinci katı sağlık ocağıdır, her gün görüyoruz. Çocuklar her gün enfeksiyon hastalıklarından dolayı geliyor. Bunun sebebi Iğdır’daki hava kirliliğidir. Ama bu hava kirliliğine karşı da yapılmak istenen GES projesi beldenin tam bitişiğindedir. Yerleşim alanına çok yakın olduğu için bu proje hayata geçirildiğinde insanların sağlığı daha kötü etkilenecektir” şeklinde konuştu. 
 
‘Tren hattı yerleşkeden geçecek’
 
Xelfelî’de planlanan projelerin ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Yıldız Tendik Parin, özellikle su yatakları ve yerleşim alanlarına yönelik tehlikelere dikkat çekti. Yıldız Tendik Parin, “Aynı zamanda dağlarda eriyen kar suları baharda Halfeli’nin üst tarafından geliyor. DSİ barajlarına akıp o şekilde gidiyor. Yaptığımız saha çalışması sonucunda gördük ki o barajlara gelen su yataklarının önünde GES projesinden dolayı diğer tarafı kapatıp bu tarafa vermişler. Olası bir taşkın, sel durumunda karların erimesiyle beraber yerleşim alanları etkilenecek. Halkın yaşadığı alan tarım alanıdır. En ufak bir sel olayında insanların can ve mal kaybı olacak. Bunun için biz bu projenin yapılmasını istemiyoruz. Ama zamanında yapılmak istenen bir tren yolu projesi de var. Biz tren yoluna karşı değiliz ama tren yolu projesinin kanal üzerinden geçmesi gerekirken, mera alanı üzerinde yapılan GES projesi var. Bu projeden dolayı da gelen tren hattı direkt tarım alanına ve yerleşim alanına vuruyor. Halkın birçoğu zorluklarla orada yaşam kuruyor ama bu gelen tren yolu direkt evlerin içinden, mahalleden geçiyor. O evlerin tamamını yıkıma uğratıyor. Beldenin tek tarım alanı var ve o alandan tren geçtiği zaman hayatı felce dönüştürecektir. Tarım yok olacaktır. Ekolojik bir çalışma olmayacaktır” diye konuştu. 
 
‘Xelfelî’de bir doğa talanı var’
 
Xelfelî’de yürütülen doğa karşıtı projelere karşı olduklarını dile getiren Yıldız Tendik Parin, belediye olarak gerekli başvuruları yaptıklarını ve halkın da bu projelere karşı olduğunu vurguladı. Yıldız Tendik Parin, son olarak şunları söyledi: “Halkın talebi, şikâyeti hiçbir şekilde ciddiye alınmıyor. Tamamen bir doğa talanı var Halfeli’de. Yerel yönetimler olarak da demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir paradigmayla çalışmalarımızı yürütmeye çalışıyoruz bu kadar zorluğa rağmen. Mahallelerimizde kadın meclislerimiz var, kadın sözcülerimiz var. Bunlar üzerinden mahallelerle de çalışmalar yürütüyoruz. Kadınlar bir araya gelip seslerini duyurabiliyor. Planlamasını düşündüğümüz kent bostanı projemiz de var. Kent bostanı projemiz kentimizde bulunan kent ormanının üst tarafındadır. Orası yaklaşık 5 dönümlük bir yerdir. Beldedeki kadın arkadaşlarımıza biz belediye olarak desteğimizi vereceğiz. Kadın arkadaşlarla komünal bir şekilde üreteceğiz. Eğer ürettiklerimizden yeterli verimi alabilirsek belediyeye bağlı kooperatifleşmeye gitmeyi hedefliyoruz.”