KCDP temsilcisi: Yargı paketleriyle şiddet büyüyor

  • 09:09 1 Ocak 2026
  • Güncel
Elfazi Toral
 
İSTANBUL - KCDP temsilcisi Nuran Karahan, infaz düzenlemeleriyle serbest kalan faillerin kadınlara yönelik şiddeti artırdığı uyarısında bulunarak, “Fail serbest bırakılırken kadına haber verilmedi, koruma bir günle sınırlandı; ihmal zinciri kadın cinayetiyle sonuçlandı” dedi.
 
Geçtiğimiz günlerde Meclis’ten geçen 11’inci Yargı Paketi kapsamında yüzlerce adli hükümlü tahliye edildi. Bu kapsamda, adli bir suçtan dolayı dört yıldır cezaevinde bulunan Okay Gür, tahliyesinin ertesi günü Rojda Yakışıklı’yı katletti. Okay Gür’ün, cezaevinden çıktığı sırada dini nikâhlı eşi Rojda Yakışıklı’yı görüntülü arayarak, “Evden çıkmazsanız sizi öldürürüm, hepinizi öldürmeye geliyorum” sözleriyle tehdit ettiği öğrenildi.
 
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) temsilcisi Nuran Karahan, infaz düzenlemelerine dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Yetkililer kadınları korumak için önlem almıyor’
 
İnfaz düzenlemeleriyle cezaevinden çıkan erkeklerin, daha önce tehdit ve şiddet uyguladıkları kadınlara yönelik ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Nuran Karahan, her yeni yargı paketi sonrasında bir kadın katliamı haberinin gelmesinin tesadüf olmadığını vurguladı. Nuran Karahan, “Yargı paketlerinde her ne hikmetse her seferinde ya şiddet failleri serbest kalıyor ya da hâlihazırda cezaevine girmeden önce bir kadını tehdit etmiş, öldürmeye teşebbüs etmiş, yaralamış erkekler serbest kalıyor. Bir kadın için tehdit unsuru olan erkekler serbest kalıyor ve elbette ki serbest kalanların bir kısmı bu şekilde. Mutlaka biz her yargı paketinden ve her infaz düzenlemesinden sonra  şiddet mağduru bazı kadınların öldürüldüğü haberini alıyoruz. O açıdan Rojda Yakışıklı’nın başına gelen de, öldürülen Rojda Yakışıklı haberi de bize çok tanıdık geliyor. Maalesef infaz düzenlemeleriyle bu zamana kadar onlarca kadın öldürüldü. Eğer fail şiddet suçlusuysa, şiddete maruz bıraktığı kadınlara erkeklerin serbest bırakıldığı haberi verilmiyor. Herhangi bir bilgi verilmiyor. Ne kadınların kendilerini korumaları için bilgi veriliyor ne de devlet, yetkililer kadınları korumak için bir önlem alıyor” şeklinde konuştu.
 
İhmaller
 
Yetkililerin, “kadına yönelik şiddet failleri serbest bırakılmayacak” yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Nuran Karahan, bu durumun kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti. Nuran Karahan, “Bu şekilde anlatarak güya bizi kandırdıklarını ve esasında sakinleştireceklerini düşünüyorlar. Ama az önce de söylediğim gibi bu infaz düzenlemelerinden sonra biz hep bir kadının öldürüldüğü haberini alıyoruz. Şimdi Rojda Yakışıklı için evet, hemen şunu anlatacaklar: Okay Gür aslında şiddet suçlusu değil ki, yani uyuşturucu ticaretinden cezaevindeymiş kendisi ve o suçtan serbest kalıyor aynı zamanda. Ama bu daha büyük bir vehamet. Yani Okay Gür, hapse girmeden önce Rojda’ya defalarca kez şiddet uyguluyor. Defalarca kez yetkililere başvurularda bulunuyor. Ne Rojda’nın korunması için bir tedbir kararı alınıyor ne bir önlem alınıyor ne de hukuki bir süreç işletiliyor. Ve eninde sonunda biz bugün ‘uyuşturucudan serbest kaldı’, esasında uyuşturucu suçundan serbest kaldı diye konuşuyoruz. Çünkü hiçbir cezai işlem uygulanmamış ve fail bu suçlardan hiçbir şekilde ceza almamış. Ve fail, kendisini serbest bırakan yetkililerden aldığı güçle, cesaretle Rojda’yı görüntülü arıyor ve onu öldüreceğini söylüyor. Bu süreçte bile bir sürü ihmal söz konusu. Hem öncesinde hem sürecinde hem olay olurken çok ciddi ihmaller söz konusu” diye belirtti.
 
‘Suçu normalleştiren bir anlayış var’
 
Nuran Karahan, “Bir gün polisler Rojda’nın evini koruyor. Rojda’nın yaşamı için bir günü yeterli görüyorlar. Daha sonrasında fail görünmediği için evdeki korumayı bırakıyorlar, evi gözetlemeyi bırakıyorlar. Ya bu çok büyük bir ihmal mesela. Ama biz artık bu ihmallerden çok sıkıldık. En başından beri bunlara itiraz ediyoruz ama artık kadınların yaşamı iktidarın ihmal konusu olamayacak kadar kritik. Ve artık biz bu ihmalleri kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Hiçbir zaman da etmedik. Ve siyasi iktidar bu infaz düzenlemeleriyle, bu yargı paketleriyle, kendince kadınları ve kadınların yaşamını dikkate almadan çeşitli hamleler yapıyor ama işte bu Rojda kardeşimiz gibi kadınların öldürülmesine yol açıyor. Buna torba yasası diyoruz. Gerçekten torba yasa çünkü hiçbir şekilde özen gösterilmeden, üzerine düşünülmeden, çalışılmadan, sonuçları düşünülmeden, iktidarın kendi hesaplarına göre düşündüğü ihtiyaçlar üzerine çıkarılıyor. Bunun sonucunda hem zaten cezaevinde kalması gereken, suçunu çekmesi gereken suçlular serbest kalıyor hem bunun sonucunda kadınlar öldürüldüğü gibi başka toplumsal kesimlere de zarar geliyor. Hem de bu suçu normalleştiren bir anlayış yaratıyor. Yani ben dediğim gibi başta çeşitli infaz düzenlemeleri elbette ki olabilir. Ama bu şekilde yapılan, AKP iktidarının yaptığı yargı paketleri, torba yasalar tamamen mevcut düzeni korumaya değil, mevcut düzeni baltalamaya yönelik ve suçu normalleştirmeye, neredeyse teşvik etmeye yönelik düzenlemeler” dedi.
 
‘Bu düzenin kökünü kazıyacağız’
 
Katledilen tüm kadınlar için mücadele edeceklerini dile getiren Nuran Karahan, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Biz pek çok kadın için, yüzlerce kadın için belki eylem yaptık bugüne kadar veya yüzlerce kadının hayatını korumak için, binlerce kadının hayatını korumak için harekete geçtik. Belki Rojda’yı koruyamadık ama başka Rojdalar olmaması için mücadeleye devam etmek zorundayız ve ben ancak tüm kadınları mücadeleye davet edebilirim bunun için. Biz ne kadar güçlü olursak, ne kadar birlikte hareket edersek bu yargı paketlerini de, kadınların yaşam hakkını ihlal eden tüm kararları da ancak o zaman önleyebiliriz ve ancak o zaman bu düzenin kökünü kazıyabiliriz.”