Marmaris’te Kızılbük tepkisi
- 19:45 17 Mayıs 2026
- Güncel
MUĞLA – Kent Politikaları Derneği, Marmaris Milli Parkı sınırları içindeki Sinpaş/Kızılbük projesine ilişkin yaptığı açıklamada, deniz içinde iş makineleriyle sürdürülen çalışmaların kıyı ve deniz ekosisteminde ağır tahribata yol açtığını belirtti.
Kent Politikaları Derneği, Muğla’nın Marmaris ilçesinde, Marmaris Milli Parkı sınırları içerisinde süren Sinpaş GYO’nun Kızılbük projesine ilişkin açıklama yaptı. Kent Politikaları Derneği’nin kamuoyuyla paylaştığı 16 Mayıs tarihli görüntülerde, iş makinelerinin doğrudan deniz tabanında çalışma yürüttüğü ve kıyıda yoğun kirlilik oluştuğu görüldü.
‘İnşaat yasağına rağmen çalışılıyor’
Açıklamada, deniz içerisindeki kepçe çalışmalarının İçmeler Koyu’nda ekolojik yıkıma neden olduğu belirtilerek, “Görüntülerde; iş makinelerinin doğrudan deniz tabanına müdahale ettiği, paletleriyle kepçelerle deniz yaşamını alt üst etmektedir. Yarattığı yıkım deniz yüzeyinden görülmekte, sarı kızıl bir leke gibi İçmeler’i kirletmektedir. Sinpaş, reklam filmlerinde kamusal bir müşterek olan kıyıyı "kişiye özel" vaadiyle pazarlarken, sahada bu vaadin yasa dışı altyapısını kurmaktadır. Üstelik daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da bölgedeki resmi inşaat yasağına rağmen, fütursuzca çalışabilme cesaretini göstermektedir” denildi.
‘Bölgedeki kirlilik ekonomik sonuçlar yaratıyor’
Turizm sezonunun başlamasıyla birlikte bölgedeki kirliliğin ekonomik sonuçlar da yaratmaya başladığının kaydedildiği açıklamada, İçmeler’deki esnaf ve yurttaşların yoğun şikayetlerde bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, "Bununla birlikte, ilgili belediyenin herhangi bir kanalizasyon hizmeti vermediği bu devasa tesisin, atık sularını ve kanalizasyonunu nereye boşalttığının şeffaf bir şekilde belgelenmesi ve denetlenmesi de doğrudan idari makamların sorumluluğundadır. Halk sağlığını ve deniz ekosistemini hiçe sayan bu altyapı belirsizliği, kentin üzerinde büyük bir tehdit olarak durmaktadır. Muğla Valiliği’ne ve Turizm Bakanlığı’na açıkça soruyoruz: Bu kentin esnafının, halkının ekmek parası olan yerel turizmi, tek bir şirketin kâr hırsı uğruna gözden mi çıkardınız? Dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri, bir şantiyenin çamuruna ve altyapı belirsizliğine buladığınız bu kirli sularda mı ağırlayacaksınız?" ifadelerine yer verildi.
‘Kıyı Kanunu son derece net’
Anayasa’nın 43’üncü maddesi ile Kıyı Kanunu’nun hatırlatıldığı açıklamanın devamonda şunlar kaydedildi: "Anayasa’nın 43. Maddesi ve Kıyı Kanunu son derece nettir: Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve herkesin eşit kullanımına açıktır. Türkiye’de sıradan bir yurttaş kıyı kenarında veya koruma alanında izinsiz en ufak bir fiziki müdahalede bulunduğunda devletin tüm cezai ve idari gücü anında harekete geçirilirken, devasa bir sermaye grubunun denizin içinde kepçelerle çalışmasına sessiz kalınması kamuoyu vicdanını derinden yaralamaktadır. Bu kurumsal sessizlik, "Kanunlar sadece arkasında gücü olmayan yoksul halk için mi geçerli?" sorusunu akıllara getirmektedir. Koltuğundan, unvanından veya arkadaki ekonomik güç odaklarından çekinmeden, "Burada anayasal suç işleniyor" diyerek yasal yetkilerini kullanacak bir devlet yetkilisi, tek bir idareci yok mudur? Kent Politikaları Derneği olarak, Marmaris’in kamusal alanlarının bir şirketin insafına bırakılmasına seyirci kalmayacağız."







