Öğretmenden polis şiddeti tepkisi: Bu artık bir insanlık sorunudur
- 12:45 25 Haziran 2026
- Güncel
ANKARA - Direnişte olan öğretmenlerden Feyza Durmaz, öğretmenlere yönelik polis şiddetine karşı şu tepkiyi verdi: “Şu anki mesele taban maaş ve mülakat mağdurlarının haklarını geri alma meselesi değildir. Bu artık bir insanlık sorunudur” dedi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu, 14 Haziran’dan bu yana mülakat nedeniyle atanamayan bin 611 öğretmenin gasp edilen hakkı ve özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için Ankara’da Öğretmen Sendikası Ankara Şubesi önünde açlık grevindeler.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Rehabilitasyon Biriminde yer alan Feyza Durmaz, 14 Haziran’dan bu yana polisin orantısız şiddetiyle karşı karşıya kaldıklarını, bunun artık bir insanlık sorunu olduğunu belirterek tüm kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.
Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdikleri 52 günlük nöbetle beraber Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in verdiği sözleri hatırlatan Feyza Durmaz, bir yıl içerisinde verilen sözlerin tutulmayacağına dair bir tablo gördüklerini kaydetti. Yusuf Tekin’in “Size haklarınızı verirsek başkaları da ister. Emsal teşkil ederseniz” dediğini aktaran Feyza Durmaz, “Sözler tutulsun öğretmenlik yaşasın” şiarıyla Türkiye'nin dört bir yanından gelen eğitim emekçileri ile birlikte 14 Haziran’da eylem başlattıklarını söyledi. 14 Haziran'da Milli Eğitim Bakanlığı önüne gitmek için Güvenpark’ta bir araya gelmeye başladıkları esnada, polis tarafından şiddet uygulanarak öğretmenlerin gözaltına alındığını aktardı. Feyza Durmaz, “Eylem yapmıyoruz derken bizi tabiri caize dövmeye başladı. Orantısız şiddet demekte burada masum kalıyor. Burada özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağdurları var. Bizler eşit iş eşit ücret, taban maaş hakkımızı istiyoruz. Elimizden alınan hakkımızı istiyoruz. Burada bin 611 mülakat mağduru var. Kendi alın teriyle aldıkları puanla gasp edilen atama haklarını geri istiyorlar. Şu an iki ana talebimiz var. Taban maaş hakkı ve mülakat mağdurlarının atama haklarının geri teslimi” dedi.
Öğretmenler tacize uğradı
‘Bize birçok söz verildi’ diyen Feyza Durmaz, sürekli polisin şiddetiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Sendika önünde dahi şiddet uygulandığını söyleyen Feyza Durmaz, Madenciler Anıtı'na yürümek istedikleri gün polis tarafından şiddete uğradıklarını ifade etti. Feyza Durmaz, “Bir vatandaş olarak eylem yapma hakkımı kullanmak istedim. Ancak sendikanın yüz metre ilerisinde biz ikişerli sıraya girmemize, yolu kapatmayacağımızı söylememize rağmen saldırdılar. Amacımız sadece Madenciler Anıtı'na gidip taleplerimizi yinelemekti. Ama polisin sert bir müdahalesi oldu. Sürecin başında olduğu gibi o gün de oradaydım. Kadın arkadaşlarımıza polisin tacizlerine dair bilgiler geldi. O gün çok korkunçtu. Polisler bize ‘sizi öldürebiliriz’ demek istedi. Ölüm olup olmamasına dair bir garanti de yoktu. Burada bir arkadaşımız polis yüzünden ölebilirdi" şeklinde konuştu.
Ambulansın sendikaya girmesi engellendi
Polis tarafından maruz bırakıldığı şiddeti anlatmaya devam eden Feyza Durmaz şu sözleri kullandı:“Polis tarafından saçımdan tutularak sürüklenen birisiyim. Polis, biber gazını su boşaltırcasına döktü üzerimize. O andan itibaren birbirimizi kollayamadık. Merdiven boşluğunun olduğu yerde ezilmemizi istediler. Biber gazıyla tamamen gözlerimiz kapandı. O andan itibaren bunu mecazi anlamda söylemiyorum; gerçekten bizi çiğnediler. Bariyerleriyle kafamızı, sırtımızı ezdiler. Benim biber gazı sırtıma denk geldiği için gözlerimi daha çabuk açabilenlerdenim. O yüzden arkadaşlarımızın güvenliğini sağlamak için polisin ayaklarının altından toplayanlardanım.
Sendika içerisine biber gazıyla birlikte tıktılar. Nefes alamayıp ölmemizi istediler. Bir arkadaşımızı nefes almaya balkona çıkarmak istediğimde şunu gördüm: Aşağıda yerde bir öğretmen arkadaşımız vardı. Görür görmez aşağı indim. Polis ablukayı yine açmıyordu. Sendikanın MYK üyesi, polisle o haldeyken müzakere etmek durumunda kaldı. Yerde olan arkadaşımıza müdahale etmemize izin vermediler. Polis, içeride bayılan arkadaşlarımız için gelen ambulansın içeriye girmesine izin vermedi. Sağlık ekipleri, ‘Sizi bulamıyoruz’ diyordu. Polis de anonslarında ‘Ambulans gelmedi, geldiğinde açacağız’ diyordu. Ama biz ambulansın polis tarafından içeriye alınmadığını biliyoruz. Bunun ses kaydı ve görüntüleri var elimizde.
Polisler yerde yatan öğretmeni ezdi
Şu detayı da eklemek istiyorum; arkadaşımızın hareketsiz bir şekilde yerde yatmasına rağmen polis üzerine biber gazı boşalttı. Bariyerlerle kafasını ve sırtını ezmişler. Zaten arkadaşımızda bilinç kaybı oldu. Dilini çıkarmaya çalışmışlar, yutmasın diye. Ve arkadaşımız fısıltılarla polisten şunu duymuş; ‘Dilini çıkar, başımıza kalacak.’ Sen yaptın, başına kalacak elbette. Bu böyle kalmayacak, bu şiddet meşrulaştıramaz, kabul edilemez. Bunun için sendikamız elbette mücadele verecek. İnsan haklarına aykırı bir durum yaşadık. Taleplerimiz baki, buradaki irade ve güçle haklarımızı bir şekilde alacağız. Açlık grevimizin onuncu günündeyiz ve devam ediyoruz. 14 Haziran’dan bu yana yapılanlar unutulmayacak."
Polis arasında kimliği belirsiz kişiler şiddet uyguladı
Öğretmenlere şiddet uygulayan polisler arasında kimliği belirsiz kişilerin de olduğunu aktaran Feyza Durmaz, “Ankara’nın göbeğinde bunu yaşadığımız bir gerçekliğin olduğu bir süreç vardı. Sadece duruyorken dahi yumruk ve tekmelerle müdahale vardı. Burada bizimle dayanışan bir kitle var. Fakat baskı olduğunu, özellikle basının üzerinde baskı olduğunu farkındayız. Kamuoyu oluşmasından ödleri kopuyor. Birilerinin hakkını alacak olması onları korkutuyor. Birileri haklarını alacak. Gasp edilen hakkımızı alacağız” dedi.
‘Bu artık bir insanlık sorunudur’
Çalışma Bakanlığı ile randevularına gittiklerinde tekrardan polis şiddetine uğradıklarını dile getiren Feyza Durmaz, aynı gün okullardaki şiddeti önlemek için kurulan komisyonun toplantı yaptığına dikkat çekti. Feyza Durmaz, şöyle konuştu: “Bir öğretmen Ankara'nın göbeğinde açlık grevindeyken polisten şiddet görüyorsa, diğer anlatılanların şov olduğu çok barizdir. Okullardaki şiddeti önlemek istiyorsanız, öğretmenin, öğrencinin haklarını, güvenceli bir yaşamını sağlamak zorundasınız. Kamuoyu çok dikkatli bir şekilde izlemeli, anlamalı. Buradaki okumayı çok iyi yapmak gerekiyor. Şu anki mesele taban maaş meselesi ve mülakat mağdurlarının haklarını geri alma meselesi değildir. Artık bir eğitim, insanlık sorunudur. Bu sebepten dolayı bütün eğitim bileşenlerini, sağlık alanındaki bileşenleri, velileri, öğrencilerimizi ve herkesi çağırıyoruz. Artık bu mesele hepimizin meselesi, buradaki olanlar hakkımızı almanın ötesinde olan şeyler. Polisin ‘sizi öldürebiliriz’ mesajını verdiği bir olaydı.”







