KCDP: Delil bizde, adalet nerede?
- 17:38 28 Temmuz 2026
- Güncel
İSTANBUL - KCDP ile Sedef Güler'in annesi Gülizar Sezer, Sedef Güler'in cenazesine sarılı halde bulunan halının delil olarak korunmayıp aileye teslim edilmesine tepki göstererek, faillerin tamamının yargılanmasını ve delillerin korunmasındaki ihmallerin araştırılmasını istedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Sedef Güler'in annesi Gülizar Sezer ve çok sayıda kadın, Sedef Güler'in cenazesine sarılı halde bulunan halının delil olarak korunmayarak aileye teslim edilmesine tepki göstermek amacıyla Bakırköy Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, "Delil Bizde, Adalet Nerede?" yazılı dövizler ile Sedef Güler'in fotoğrafları taşındı. Sık sık "Delil bizde, adalet nerede?" ve "Sedef Güler için adalet istiyoruz" sloganları atıldı. Basın açıklamasını KCDP Genel Temsilcisi Gülsüm Kav okudu.
'Halı ihmallerin ve cezasızlığın simgesi'
Gülsüm Kav, Sedef Güler'in cenazesine sarılı bulunduğu halının davadaki ihmallerin ve cezasızlığın simgesi haline geldiğini belirterek, delillerin etkin biçimde incelenmediğini ve tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını söyledi.
Gülsüm Kav, "Eğer Sedef'in cansız bedeni ilk bulunduğunda sarılı olduğu bu halı, bedenine neler yapıldığını ortaya çıkaracak bütün ipuçlarıyla birlikte gereği gibi incelenseydi, tüm sorumlular gerekli cezaları almış olsaydı bugün bu halı adaletin sembolü olabilirdi. Ama bugün bu halı tam anlamıyla adaletsizliğin ve inanamayacağımız boyutta bir skandalın sembolüdür" dedi.
'Failler hâlâ dışarıda'
Karar duruşmasının ardından faillerin tamamının cezalandırılmadığını belirten Gülsüm Kav, halının aileye teslim edilmesinin de açıklanması gerektiğini söyledi. Gülsüm Kav, "Karar verildi ama annenin de söylediği gibi suçluların yarısı hâlâ dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Buna rağmen Sedef'in cansız bedeninin sarılı bulunduğu halı kız kardeşine gönderilebiliyor. Nasıl olabilir? Biz bunu uzun zamandır soruyoruz ama cevap alamıyoruz" ifadelerini kullandı.
'Kamu görevlileri de soruşturulmalı'
Delillerin korunması ve aileye teslim edilmesi sürecinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de soruşturulması gerektiğini belirten Gülsüm Kav, "Bu halıyı gönderenler, gönderilmesine göz yumanlar ve bunda sorumluluğu bulunan herkes ortaya çıkarılmalıdır. Bugün ne yazık ki geçen zaman nedeniyle halının delil niteliği büyük ölçüde ortadan kalktı. Gerçeğin karanlıkta bırakılması, adaletin de karanlıkta bırakılması demektir" dedi.
Kav, "Türkiye'de genç kadınlar işsiz, gençler işsiz. Sedef'i de uyuşturucu zehrine bulaştırmak istediler. Bu sadece Sedef'e değil, pek çok gence zarar veren bir düzenin sonucudur. Gerçeğin karanlıkta kalması, adaletin karanlıkta kalması ve bütün bir geleceğin karartılması demektir. Buna asla izin vermeyeceğiz" diye konuştu.
'Adaletsizliğe mahkûm etmesinler'
Ardından söz alan Sedef Güler'in annesi Gülizar Sezer ise şöyle konnuştu: "Benim kızım iş görüşmesi için gittiği yerde halıya sarılarak denize atıldı. Bu halı diğer kızıma ve bana kişisel eşya olarak gönderildi. İki yıldır bu halıyı kimseye teslim edemiyorum. Başsavcılığa sorduğumda bana 'Dava bitene kadar halı sizde kalacak' denildi. Yavuz Güngör ağırlaştırılmış müebbet aldı ama katillerin yarısı hâlâ dışarıda. Fırat Baykara cezaevinden bana haber gönderiyor. Ben de bu halıyla onlara, 'Siz benim çocuğumu katlettiniz' demek istiyorum. Beni bu halıya mahkûm ettiler. Adaletsizliğe mahkûm etmesinler."
Açıklama, "Kadın cinayetlerini durduracağız" sloganıyla sona erdi.
Dava hakkında
İstanbul'un Büyükçekmece ilçesinde 7 Haziran 2024'te katledilen Sedef Güler'e ilişkin davanın karar duruşması 11 Mayıs'ta Bakırköy 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, Yavuz Güngör'e "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Fırat Baykara ise "kasten öldürmeye yardım" ve "suç delillerini gizleme" suçlarından 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
"Suçluyu kayırma" suçundan yargılanan Yiğit Hüseyin Ayvalık hakkındaki yargılama sürerken, Yavuz Güngör'ün kızı Hande Yağmur Güngör ile Dilara Gün'ün dosyada yer alıp almadığının tespitine yönelik karar da devam ediyor.







