Dünya barış deneyimleri Amed’de tartışıldı

  • 18:55 11 Temmuz 2026
  • Güncel
AMED - İHD ile Amed Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği çalıştayda Kuzey İrlanda, Bask ve Kolombiya'daki barış süreçleri ele alındı. Victoria Sandino, kadınların mücadelesi sayesinde toplumsal cinsiyet perspektifinin Kolombiya Barış Anlaşması'na dahil edildiğini belirterek, "Kadınların katılımı barış gündemini genişletti" dedi.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Amed Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği "Türkiye'de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri; zorluklar, imkânlar, beklentiler ve sonuçlar" başlıklı çalıştay, "Kuzey İrlanda (IRA), İspanya (ETA) ve Kolombiya (FARC-EP) süreçleri" oturumuyla devam etti.
 
İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy'un moderatörlüğündeki oturuma Sinn Féin Yasama Meclisi Üyesi Gerry Kelly, eski FARC-EP komutanı Victoria Sandino, EH Bildu Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Igor Zulaika Zurimendi ile 32 yıl cezaevinde kalan Muhittin Altun katıldı.
 
Kuzey İrlanda: Barış savaşın bitmesi değildir
 
Kuzey İrlanda deneyimini aktaran Gerry Kelly, Hayırlı Cuma Anlaşması'nın uzun yıllara yayılan müzakereler sonucunda imzalandığını belirterek, "Barış yalnızca savaşın olmaması değildir. Kapsayıcı diyalog ve kadınların sürece katılımı belirleyici oldu" dedi. Gerry Kelly, siyasi tutsakların serbest bırakılması, polis teşkilatının yeniden yapılandırılması ve silahsızlanmanın yıllara yayılan bir süreçte gerçekleştirildiğini anlattı.
 
Bask deneyimi: Kimse dışarıda bırakılmamalı
 
Igor Zulaika Zurimendi ise Bask barış sürecinde toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edildiğini belirterek, silahsızlanma sürecinde sivil toplumun aktif rol üstlendiğini söyledi. Igor Zurimendi, Türkiye'deki sürece ilişkin de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın müzakerelerin doğrudan parçası olması gerektiğini ifade etti.
 
Kolombiya süreci 
 
Kolombiya sürecini anlatan Victoria Sandıno ise, Kolombiya’daki çatışmanın arkasında toplumsal eşitsizlik, siyasi şiddet, politik şiddet gibi bazı yapısal sebeplerin olduğunu belirtti.  Victoria Sandıno, 50 yıl süren çatışmanın ardından ne hükümetin, ordunun kendilerini alt edebildiğini ne de kendilerinin hükümeti devirmeyi başarabildiğini söyledi. Toplumun tamamı süreci desteklemediğini dile getiren Victoria Sandıno, buna karşın müzakere etmeye devam ettiklerini ve antlaşma imzaladıklarını kaydetti. 
 
'Kadınlar barış gündemini değiştirdi'
 
Victoria Sandıno, “Mağdurlar, toplumsal hareketler, köylüler, üniversiteler, kadın örgütleri ve bizim durumumuzda çok büyük ulusal forumlar gerçekleştirildi. Mağdur oturumları da gerçekleştirildi. Kolombiya sürecinin en önemli katkılarından biri kesinlikle kadınların harekete geçmesi oldu. Bu ne hükümetin ne de isyancıların bir lütfuydu. Kadınların, feministlerin, bölgelerden gelen mağdur ve gerilla kadınların baskısı sonucu gerçekleşti. İlk defa bir barış antlaşması yatay bir şekilde toplumsal cinsiyet odağını dahil etmiş oldu. Nüfusun yarından fazlasını temsil ediyor kadınlar. Ki kadınların katılımı bu şekilde barış gündeminin genişletilmesini de sağlamış oldu” dedi. 
 
Barış anlaşmasının sağlanmasının üzerinden neredeyse 10 yıl geçtiğini ve kimi taahhütlere uyulmadığını belirten Victoria Sandıno , “Ama tartışmalar gerçekleşti. Yoksulluk, katılım, uygulama tartışmaları, barış anlaşmasına uyulmaması tartışmaları yürütüldü. Kolombiya tarihinde ilk kez ilerici bir hükümet kazandı. Mücadele devam ediyor” dedi. 
 
‘Silahları bıraktıktan sonra nasıl bir süreç olacak?’
 
Kolombiya’da silahların kolektif olarak kendini koruma anlamına geldiğini dile getiren Victoria Sandıno, “Bu anlamda buradaki dönüşüm sadece bir silahı bırakmaktan değil, burada siyasi olabilmenin formunu, biçimini bulabilmemiz gerekiyor. Buradaki dönüşüm bir iş bulmaktan ibaret değil, aynı zamanda yaşamı yeniden inşa etmek. Demokratik yolların bulunmasında mücadeleye devam etmek gerekiyor. Bir takım siyasi garantörlerin olması gerekiyor. Kolombiya deneyimimiz şunu gösteriyor; buradaki en zor mesele silahları bırakmak değildi. Silahları bıraktıktan sonra nasıl bir süreç olacak? Silahsızlanma barışa giden tek yol değil. Çünkü burada katledilmiş insanlar var, etiketlenme, ekonomik zorluklar, ötekileştirme durumları var. Buradaki kimi garantileri temin etme sorunları var. Dönüşüm, artık tekrar silahları ele alma gereği olmadığında oluyor. Fikirlerimizi ifade edebildiğimizde oluyor” ifadelerini kullandı.  
 
'Güvence olmadan çözüm olmaz'
 
Muhittin Altun ise Kürt meselesinin diğer silahsızlanma deneyimlerinden farklı olduğunu belirterek, Kürtlerin inkâr politikalarına karşı mücadele ettiğini söyledi. Demokratik çözüm için hukuki güvencelerin şart olduğunu ifade eden Altun, "Kürtlerle birlikte onları dışlayan sistem de değişmelidir" dedi. Muhittin Altun, Abdullah Öcalan'ın özgür koşullarda sürece katılması ve bütün siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini belirtti.
 
Oturum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.